Dosya değerlendirmesi
Wenta Mühendislik ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin konkordato dosyasında kayıtlara geçen en son karar, 1 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan kesin mühlet kararı. Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği bu kararla şirket, geçici mühlet aşamasından çıkıp sürecin esas gövdesine girmiş durumda. Uzatma ya da nihai sonuç yönünde henüz bir ilan kayda geçmedi; bu, sürecin bittiği anlamına gelmiyor, yalnızca ilan kaydının şu an için bununla sınırlı olduğu anlamına geliyor.
Kesin mühletin getirdiği takip yasağı
Kesin mühlet kararıyla birlikte şirket aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları da uygulanamaz hale gelir. Kanun bu korumayı borçluya bir konkordato projesi hazırlama ve alacaklılarla anlaşma imkânı tanımak için öngörüyor. Kesin mühlet azami bir yıl sürebiliyor; mahkeme bu süreyi, komiserin ya da borçlunun gerekçeli talebi üzerine altı ay daha uzatabiliyor. Yani Wenta için önümüzdeki süreçte gözden kaçırılmaması gereken bir eşik, bu bir yıllık sürenin nasıl kullanılacağı.
Bu aşamada mahkeme bir konkordato komiseri görevlendirir ve alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Komiser, borçlunun mali durumunu izler, alacaklı toplantılarını organize eder ve projeyi mahkemeye sunar. Sözleşmeler bakımından da önemli bir sonuç var: kesin mühlet süresince borçlu aleyhine sözleşme feshi, sırf mühlet gerekçesiyle yapılamaz. Bu da ticari ilişkilerin sürdürülebilmesi açısından belirleyici bir koruma.
Alacaklının bu aşamada yapması gerekenler
Wenta'ya alacağı olan bir tedarikçi ya da hizmet sağlayıcıysa, kesin mühlet ilanından sonra alacağını komisere bildirmesi gerekiyor. Bildirim süresi mahkemenin ilanında belirtilir ve genellikle alacaklıların envanterinin çıkarılması için kritik bir eşiktir. Bildirimini yapmayan alacaklı, konkordato projesinin görüşüleceği toplantıda oy hakkını kaybedebilir; bu nedenle sürecin en somut adımı, alacağı zamanında ve eksiksiz bildirmektir.
Alacaklılar ayrıca alacaklılar kurulu üyeliğine seçilebilir ya da kurul toplantılarında görüş bildirebilir. Konkordato projesi sunulduğunda oylamaya katılma hakkı da yine bildirim yapmış alacaklılara tanınır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir başka husus, rehinli alacaklıların durumu; onlar mühletten farklı şekilde etkilenebilir ve haklarını ayrı değerlendirmek gerekir. Alacaklı, komiserin ilan ettiği toplantı tarihlerini takip ederek projeye itiraz hakkını da kullanabilir.
Sıradaki olası kararlar ne anlama gelir
Kesin mühlet süreci ilerledikçe üç yönde bir gelişme kayda geçebilir. Mahkeme, borçlunun talebi üzerine mühleti uzatabilir; bu, projenin daha fazla zamana ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. İkinci olasılık, mühletin kaldırılması kararı; bu durumda borçlunun mali durumu düzelmediği ya da yükümlülüklerini yerine getirmediği kanaatine varılmış olur ve doğrudan iflas süreci gündeme gelebilir. Üçüncü olasılık ise sürecin projeyle tamamlanması, yani konkordatonun tasdiki.
Kayıtlardaki genel tabloya bakıldığında, izlenen dosyaların büyük bölümü tasdikle değil, ret ya da mühletin kaldırılmasıyla sonuçlanmış. Konkordatosu tasdik edilen 7 şirkete karşılık, talebi reddedilen 50, mühleti kaldırılan 45 ve iflasına karar verilen 14 şirket bulunuyor. Bu dağılım, kesin mühlet aşamasının sonucunun kanunen tek bir yöne akmadığını gösteriyor; her dosya kendi projesi ve alacaklı katılımıyla şekilleniyor. Wenta'nın dosyası için bu aşamada söylenebilecek olan, sürecin hâlâ açık olduğu ve sonucun mahkeme kayıtlarına geçecek yeni ilanlarla netleşeceğidir.
Alacaklı açısından pratik sonuç şu: kesin mühlet devam ettiği sürece takip başlatma hakkı askıda, ama alacağın bildirilmesi ve sürecin izlenmesi hâlâ mümkün ve gerekli. Sonraki ilan, bu dosyanın hangi yöne evirildiğini gösterecek ilk somut işaret olacak.