Dosya değerlendirmesi
Sivas 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, Özel Ofb Eğitim Öğretim Kurumları Anonim Şirketi hakkında geçici mühlet kararını 09.07.2026 tarihinde ilan etti. Dosya, Esas 2026/233 numarasıyla kayıtlı. Şirketin konkordato sürecinde kayıtlara geçen tek ilan bu. Kesin mühlet, uzatma veya sonuca dair bir kayıt henüz yok; bu, sürecin bittiği anlamına gelmiyor, sadece o aşamalara ait bir ilanın bulunmadığı anlamına geliyor.
Geçici mühletin getirdiği takip yasağı
Geçici mühlet kararıyla birlikte şirket aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, önceki takipler de durur. İhtiyati haciz dahil hemen hemen tüm takip işlemleri bu süre boyunca askıya alınır. Rehinli alacaklıların takip hakları kısmen istisna tutulsa da, rehnin paraya çevrilmesi bu dönemde gerçekleşemez. Kanun geçici mühleti üç ay olarak öngörüyor; mahkeme bu süreyi bir defaya mahsus, en fazla üç ay daha uzatabiliyor. Yani geçici mühlet toplamda azami altı ayı bulabilir. Bu sürenin sonunda mahkeme, kesin mühlet verilip verilmeyeceğine karar veriyor.
Geçici mühletle birlikte mahkeme genellikle bir geçici konkordato komiseri de atıyor. Komiserin görevi, şirketin mali durumunu incelemek ve konkordato projesinin uygulanabilirliğini mahkemeye rapor etmek. Bu aşamada şirket, komiserin izni olmadan önemli mal varlığı işlemleri yapamaz; rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz satamaz.
Alacaklının bu aşamada elindeki haklar
Geçici mühlet ilanı, alacaklılar için bir bildirim çağrısı anlamına geliyor. Alacaklarını komisere yazılı olarak bildirmeleri, sürecin ilerleyen aşamalarında haklarının tespiti için önemli. Bu bildirim konkordato projesinin oylamasında da belirleyici olacak; oylamaya katılabilmek ve alacak tutarına göre söz hakkı kullanabilmek için alacağın kayıtlara geçmesi gerekiyor.
Alacaklı bu dönemde yeni bir icra takibi açamaz, ama mühlet öncesinde başlatılmış bir takip varsa buna ilişkin haklarını kaybetmiyor; takip yalnızca durmuş oluyor. Alacaklı ayrıca, geçici mühletin kaldırılmasını isteyebilir. Şirketin mühlet şartlarına aykırı davrandığını, malvarlığını kaçırdığını veya alacaklıları zarara uğratacak işlemler yaptığını gösteren bir alacaklı, mahkemeden bu yönde bir inceleme talep edebilir. Bu, alacaklının elindeki en somut müdahale aracı.
Bir diğer önemli nokta: geçici mühlet döneminde faiz işlemeye devam eder, ancak takip ve tahsil işlemleri duracağı için alacaklı bu süreçte pasif bir bekleyiş içine giriyor. Alacağını bildirmeyen alacaklı, sürecin ilerleyen aşamalarında hak kaybına uğrayabilir; bu yüzden bildirim süresini kaçırmamak önem taşıyor.
Kesin mühlete geçiş ve sonrası
Geçici mühlet süresi sonunda mahkemenin önünde üç olası yol var: kesin mühlet vermek, geçici mühleti uzatmak ya da talebi reddetmek. Kesin mühlet verilirse süre bir yıl olur ve mahkeme bunu altı ay daha uzatabilir. Bu noktada alacaklılar kurulu oluşturulabilir, konkordato projesi alacaklıların oyuna sunulur.
Kayıtlardaki genel sonuç dağılımı, sürecin her aşamada farklı biçimde sonuçlanabileceğini gösteriyor. İzlenen dosyalar arasında sekiz şirketin konkordatosu tasdik edilmiş, elli iki şirketin talebi reddedilmiş, kırk yedi şirketin mühleti kaldırılmış, on dört şirket ise iflasla sonuçlanmış. Bu dağılım, geçici mühlet aşamasının kesin bir sonuca giden düz bir yol olmadığını, birden fazla çıkışı bulunan bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Özel Ofb Eğitim Öğretim Kurumları Anonim Şirketi'nin dosyası şu an bu çok yönlü sürecin başlangıç noktasında duruyor.
Sonraki ilan, muhtemel bir kesin mühlet kararı ya da geçici mühletin uzatılması şeklinde gelebilir. Her iki durumda da alacaklılar için asıl belirleyici olan, komisere yapılan alacak bildirimlerinin ve mahkemenin bu bildirimler üzerinden yürüteceği değerlendirmenin sonucu olacak.