Dosya değerlendirmesi
Kayıtlardaki sonuç dağılımında konkordato talebi reddedilen 87 şirket arasında artık Sivas Teknokent Eğitim Öğretim Anonim Şirketi de yer alıyor. Sivas 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2026/233 esas sayılı dosyada bu kararı verdi. İlan, 1 Ekim 2026 tarihinde yayımlandı. Kayıtlarda bu dosyaya ait tek ilan bu karar. Önceki aşamalara, yani geçici mühlet ya da kesin mühlet kararlarına dair herhangi bir kayıt görünmüyor.
Ret kararının hukuki anlamı
Konkordato talebinin reddi, şirketin borçlarını yeniden yapılandırma girişiminin bu aşamada sona erdiği anlamına gelir. İcra ve İflas Kanunu'na göre mahkeme, mühlet içinde sunulan belgeleri ve komiser raporunu değerlendirip projeyi onaylamaya elverişli bulmazsa talebi reddeder. Ret kararıyla birlikte, eğer önceden bir mühlet kararı verilmişse, mühletin sağladığı takip yasağı da sona erer. Alacaklılar yeniden icra takibi başlatma hakkını kazanır. Şirketin önceki aşamalarda bir mühlet alıp almadığı bu kayıtlardan anlaşılmıyor; ancak ret kararının kendisi, mühlet süresi boyunca işleyen koruma rejiminin artık geçerli olmadığını gösteriyor.
Kanun, ret kararına karşı istinaf yolunu açık tutar. Karara karşı iki hafta içinde istinaf başvurusu yapılabilir. Bu süre, ilan tarihinden değil, kararın ilgilisine tebliğinden itibaren işler. Dolayısıyla sürecin kesin olarak bittiğini söylemek için istinaf aşamasının da tamamlanmış olması gerekir; bu kayıtlarda böyle bir bilgi yok.
Alacaklı bu noktada neyle karşı karşıya
Bir alacaklıysanız, ret kararı sonrasında elinizdeki en somut hak icra takibine başlama ya da durdurulmuş takibi devam ettirme hakkıdır. Konkordato süreci boyunca duran ya da yeni açılamayan icra takipleri, ret kararıyla birlikte tekrar işleyebilir hale gelir. Bu, alacaklının İcra Dairesi'ne başvurarak haciz talep edebileceği, ödeme emri çıkarabileceği anlamına gelir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: ret kararı kesinleşmeden icra işlemlerine başlamak, istinaf sürecinin sonucuna bağlı olarak değişebilir. Şirket istinafa başvurursa ve istinaf mahkemesi tedbir kararı verirse, takip yasağı geçici olarak yeniden gündeme gelebilir. Alacaklının bu aşamada yapması gereken, dosyanın istinaf aşamasında olup olmadığını icra dairesinden ya da mahkeme kaleminden teyit etmesidir. Alacak kaydının komiser tarafından önceden alınmış olması, bu aşamada ayrıca bir işlem gerektirmez; ret kararıyla birlikte konkordato kapsamındaki alacak bildirimi sürecinin hukuki değeri de sona ermiş olur.
Sıradaki olası adımlar
Bu noktadan sonra iki yol açık görünüyor. Birincisi, kararın kesinleşmesi ve şirketin normal icra ve haciz süreçlerine tabi olmasıdır. İkincisi, alacaklılardan birinin ya da doğrudan mahkemenin resen iflas talebinde bulunmasıdır; kanun, konkordato talebi reddedilen bazı şirketler için iflasın açılmasını mümkün kılar. Kayıtlardaki dağılımda iflasına karar verilen 56 şirket bulunuyor, mühleti kaldırılan 71 şirket var. Bu sayılar, ret kararı sonrasında sürecin farklı şirketlerde farklı şekillerde ilerleyebileceğini gösteriyor. Ancak bu dosyada iflas talebine dair herhangi bir ilan şu an için kayıtlarda yok.
Sonuç olarak, elde olan tek somut bilgi ret kararının kendisi. Alacaklı için pratik karşılığı, takip hakkının yeniden açılmasıdır; ama bu hakkı kullanmadan önce kararın kesinleşip kesinleşmediğinin kontrol edilmesi gerekir.