Dosya değerlendirmesi
Promer Mühendislik Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato dosyasında kayıtlara geçen son karar, mühletin kaldırılması oldu. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Esas 2024/239 sayılı dosyada bu kararı 06.07.2026 tarihinde ilan etti. Dosyanın bulunduğu aşama artık konkordato sürecinin sona erdiği aşama.
Mühletin kaldırılması ne anlama gelir
Mühlet, borçluya alacaklılarına karşı geçici bir koruma sağlar. Bu koruma kalktığında icra takipleri yeniden başlayabilir, ihtiyati tedbirler sona erer. İcra ve İflas Kanunu'nun 292 ve devamı maddeleri, mühlet süresince borçlunun mal varlığını koruma altına alır; komiser gözetiminde işler yürür. Mühletin kaldırılması, bu korumanın mahkeme tarafından sonlandırıldığı anlamına gelir. Kararın gerekçesi kayıtlarda yer almıyor; kanun bu kararı projenin başarısızlığa uğraması, borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya konkordatonun tasdik edilme ihtimalinin kalmaması gibi hâllerde öngörür.
Mühlet kaldırıldığında borçlu, alacaklılarına karşı yeniden korumasız hale gelir. Alacaklıların icra takibi başlatma veya devam ettirme hakkı, kaldırma kararıyla birlikte canlanır. Bu, sürecin nihai bir eşiği olduğunu gösterir; artık geçici çözümün ötesine geçilmiştir.
Alacaklı bu noktada neyle karşılaşır
Promer Mühendislik'e alacağı olan bir taraf için mühletin kaldırılması, beklenen bir kapıyı açar: icra takibi. Kanun, mühlet süresince durdurulan takiplerin bu kararla birlikte yeniden işleyebileceğini öngörür. Alacaklı, elindeki icra dosyasını canlandırabilir ya da yeni bir takip başlatabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: mühletin kaldırılması otomatik olarak iflas anlamına gelmez. İki farklı sonuç arasında hukuki bir ayrım vardır.
Alacaklının elindeki konkordato sürecine dair alacak kaydı, kaldırma kararından sonra da bir referans noktası olarak kalır. Sürecin bu aşamasında alacaklının yapması gereken, dosyanın hangi mahkemede ve hangi esas numarasıyla takip edildiğini bilmek, kaldırma kararının kesinleşip kesinleşmediğini izlemektir. Kanun, mühletin kaldırılması kararına karşı itiraz yolunu tanır; bu nedenle karar hemen icraya konu olacak şekilde kesinleşmeyebilir. Alacaklı, kararın kesinleşme sürecini takip etmeden hareket etmemelidir.
Sıradaki olası adım: iflas mı, yeni bir süreç mi
Mühletin kaldırılması, çoğu zaman borçlunun iflasına yol açabilecek bir eşik olarak işler. Kanun, konkordato mühletinin kaldırılması durumunda, şartları oluşmuşsa mahkemenin borçlunun iflasına resen karar verebileceğini düzenler. Bu, otomatik bir sonuç değildir; mahkemenin ayrıca değerlendirme yapması gerekir. Kayıtlardaki dosyaların genel dağılımı bu ayrımı gösteriyor: konkordatosu tasdik edilen 8 şirkete karşılık, mühleti kaldırılan 45 şirket var. İflasına karar verilen dosya sayısı ise 14. Bu oran, mühletin kaldırılmasının tek başına iflas anlamına gelmediğini, ama sık görülen bir sonraki adım olabileceğini gösteriyor.
Promer Mühendislik için bu noktada hangi yolun izleneceği kayıtlarda henüz görünmüyor. Ancak alacaklılar açısından pratik sonuç şudur: mühlet kalktıktan sonra, iflas kararı çıkarsa alacaklıların hakları İcra ve İflas Kanunu'nun iflas hükümlerine göre yeniden şekillenir. Alacak kayıt süreleri, sıra cetveli düzenlemeleri devreye girer. İflas kararı çıkmazsa, alacaklı bireysel icra takibiyle alacağını tahsil etme yoluna gidebilir.
Esas numarası ve mahkeme bilgisi neden önemli
Esas 2024/239 sayılı dosya, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülüyor. Alacaklı, dosyanın güncel durumunu bu mahkeme kaleminden takip edebilir. Mühletin kaldırılması kararı ilan edildiğine göre, alacaklıların bu bilgiye resmî olarak erişimi var. Sürecin bundan sonraki aşamasında hangi kararın geleceği, borçlunun mali durumuna ve mahkemenin değerlendirmesine bağlı; bu konuda kayıtlarda başka bir bilgi bulunmuyor.
Sonuç olarak, dosya artık konkordato koruması dışında. Alacaklılar için asıl soru, bir sonraki ilanın iflas kararı mı, yoksa başka bir hukuki adım mı olacağı.