Dosya değerlendirmesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen Esas 2026/640 sayılı dosyada, Bayındır Restoran Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato talebi reddedilmiş. Karar, 2 Temmuz 2026 tarihinde ilan edilmiş. Kayıtlarda bu dosyaya ilişkin tek ilan bulunuyor; öncesinde geçici mühlet ya da kesin mühlet aşamasına dair bir yayım görünmüyor.
Ret kararının doğrudan sonucu
Konkordato talebinin reddi, mahkemenin şirkete borç yapılandırması için süre tanımadığı anlamına gelir. İcra ve İflas Kanunu'na göre mahkeme, geçici mühlet öncesinde ya da mühlet süreci içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağına kanaat getirirse talebi reddeder. Bu kararla birlikte, konkordato sürecine özgü koruma hükümleri de ortadan kalkar. Herhangi bir takip yasağı varsa sona erer; alacaklıların icra takibi başlatma ya da sürdürme hakkı yeniden tam olarak işler hale gelir.
Ret kararı kendiliğinden iflas sonucu doğurmaz. Şirketin sermaye şirketi olması nedeniyle, mahkeme belirli şartlarda re'sen iflasa karar verebilir; fakat bunun için borca batıklık halinin ayrıca tespiti gerekir. Kayıtlarda böyle bir karara dair bilgi yok; yalnızca ret ilanı bulunuyor.
Alacaklı bu noktada neyle karşı karşıya
Bu şirkete alacağı bulunan biri için ret kararı, bekleme sürecinin sona erdiği anlamına gelir. Konkordato sırasında duran ya da ertelenen icra işlemleri, ret kararının kesinleşmesiyle birlikte yeniden başlatılabilir. Alacaklı, elinde ilam ya da kesinleşmiş bir icra takibi varsa, doğrudan haciz talep edebilir; yeni bir takip başlatmak isteyen alacaklı için de önündeki hukuki engel kalkmış olur.
Burada önemli olan husus, ret kararına karşı istinaf yolu açık olmasıdır. Şirket bu karara itiraz ederse, dosyanın istinaf incelemesi sürecine girmesi mümkündür. Alacaklının bu ihtimali gözden kaçırmaması gerekir; ret kararı kesinleşmeden iflas ya da tasfiye sürecine geçilmez. Kayıtlarda istinaf başvurusuna dair bir bilgi yer almıyor; bu nedenle kararın kesinleşme durumu belirsiz.
Alacaklı açısından pratik karşılık şu: konkordato dosyası kapandığına göre, alacağını tahsil etmek isteyen taraf klasik icra hukuku yollarına dönmek zorunda. Şirketin mal varlığı üzerinde haciz işlemi başlatmak, kambiyo senedi varsa buna dayalı takip yapmak ya da mevcut bir icra dosyasını canlandırmak, bu aşamada alacaklının elindeki araçlar arasında. Şirket borca batık durumdaysa ve alacaklı bunu delillendirebiliyorsa, doğrudan iflas talebiyle mahkemeye başvurma yolu da kanunen açık.
Sıradaki olası gelişmeler
Ret kararından sonra dosyanın önünde birkaç ihtimal var. Şirket karara itiraz etmezse ve karar kesinleşirse, konkordato süreci burada sona erer; şirket normal borç-alacak ilişkileri çerçevesinde faaliyetine devam eder ya da alacaklıların bireysel takipleriyle karşı karşıya kalır. Borca batıklık tespit edilirse, ayrı bir iflas süreci başlayabilir; bu, konkordato dosyasından bağımsız yeni bir hukuki süreçtir.
Kayıtlardaki genel sonuç dağılımı bu ihtimalin ne kadar sık gerçekleştiğine dair bir çerçeve sunuyor. İzlenen dosyalarda konkordatosu tasdik edilen 8 şirkete karşılık, talebi reddedilen 52, mühleti kaldırılan 47, iflasına karar verilen 14 şirket bulunuyor. Bu oran, ret kararının konkordato sürecinde nadir görülen bir sonuç olmadığını gösteriyor; ret sonrası iflas her zaman otomatik gelmiyor, ayrı bir tespit ve talep gerektiriyor. Bayındır Restoran'ın dosyasında bu aşamalardan hangisinin izleneceği, yalnızca ileride yayımlanacak yeni ilanlarla görülebilir.
Sonuç olarak dosya, konkordato bakımından kapanmış durumda. Alacaklılar için asıl soru, kararın kesinleşip kesinleşmediği ve şirketin mal varlığının takip edilebilir olup olmadığı.