Dosya değerlendirmesi
Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen Hrn Grup Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait konkordato dosyasında yeni bir ilan yayımlandı. 2026/469 esas sayılı dosyada 2 Temmuz 2026 tarihinde kayda geçen karar, mühletin uzatılması yönünde. Kayıtlarda bu dosyaya ait tek ilan bulunuyor; öncesine dair bir geçici mühlet ya da kesin mühlet ilanı görünmüyor. Bu durumda dosyanın hangi tarihte açıldığını, geçici mühletin ne zaman verildiğini bilmek mümkün değil. Yalnız şu an dosyanın uzatılmış bir mühlet aşamasında olduğu söylenebilir.
Uzatılmış mühletin getirdiği hukuki tablo
İcra ve İflas Kanunu'na göre kesin mühlet başlangıçta bir yıl için verilir. Şirket ya da komiser gerekçeli bir talep sunarsa mahkeme bu süreyi en fazla altı ay daha uzatabilir. Toplamda azami süre bir yıl altı ayı bulur. Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği bu uzatma kararı, sürecin bu üst sınıra yaklaştığı ya da ulaştığı anlamına geliyor. Uzatma kararıyla birlikte mühletin bütün hukuki sonuçları aynen sürüyor: borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamıyor, mevcut takipler durmuş kalıyor, ihtiyati haciz kararları uygulanamıyor. Rehinli alacaklıların takip hakkı kısmen korunsa da, rehinli malın satışı bu dönemde askıda kalıyor.
Bu noktada sürecin sonu yaklaşıyor demek yanlış olmaz; çünkü kanun uzatmadan sonra yeni bir uzatmaya izin vermiyor. Mahkeme bu sürenin sonunda ya konkordatoyu tasdik edecek ya da mühleti kaldırıp başka bir karara geçecek.
Alacaklı bu aşamada neyi kaçırmamalı
Geçici mühlet ilanından itibaren alacaklıların alacaklarını komisere bildirmesi gerekiyordu; bu süre kesin mühlet ilanıyla da yeniden hatırlatılır. Dosyada bu ilanlar kayıtlara girmemiş olsa da, uzatma aşamasına gelinmiş olması alacak kayıt sürecinin tamamlanmış olabileceğini gösteriyor. Alacağını hâlâ bildirmemiş bir alacaklı için asıl risk, alacak listesine hiç girmeden sürecin tasdikle sonuçlanma ihtimali. Tasdik edilen bir konkordatoda, listeye kaydı yapılmamış alacaklının hakları ciddi biçimde sınırlanabiliyor.
Bu aşamada alacaklının elindeki en önemli araç itiraz hakkı. Kanun, alacaklılara komiserin hazırladığı raporlara ve borçlunun mali durumuna dair itiraz etme, mahkemeye dilekçe sunma hakkı tanıyor. Tasdik duruşması yapılırken alacaklıların bu duruşmada söz hakkı bulunuyor; oy çokluğu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği burada tartışılıyor. Alacaklı, konkordato projesinde önerilen ödeme planını yetersiz buluyorsa bunu bu aşamada dile getirmesi gerekiyor. Sürecin uzatma aşamasında olması, tasdik duruşmasının yakın bir tarihte yapılacağı anlamına geliyor; alacaklıların takibi bu yüzden daha da önem kazanıyor.
Sıradaki karar ne olabilir
Mühlet süresinin sonunda üç ana ihtimal var: konkordatonun tasdiki, mühletin kaldırılması ya da doğrudan iflas kararı. Kayıtlardaki genel dağılım bu ihtimallerin oranını gösteriyor: izlenen dosyalarda 8 şirketin konkordatosu tasdik edilirken 47 şirketin mühleti kaldırılmış, 52 talep reddedilmiş, 14 şirket iflasına karar verilmiş. Bu sayılar sektör ya da şehir ayrımı yapmadan tüm dosyaları kapsıyor; Hrn Grup'un hangi sonuca ulaşacağına dair bir gösterge değil.
Mühletin kaldırılması durumunda mahkeme, komiserin ya da alacaklıların başvurusu üzerine harekete geçebiliyor. Borçlunun mali durumunun düzelmediği, alacaklıların menfaatinin ciddi tehlikeye girdiği tespit edilirse mühlet kaldırılıyor. Bu karar tek başına iflas anlamına gelmiyor; ama iflas talebiyle birlikte değerlendirildiğinde mahkeme doğrudan iflasa da hükmedebiliyor. Tasdik kararı çıkarsa, mahkemenin onayladığı ödeme planı borçlu ve tüm alacaklılar için bağlayıcı hale geliyor. Bu üç ihtimalden hangisinin gerçekleşeceği, dosyada henüz bir sonuç kaydı bulunmadığı için belirsizliğini koruyor.