Dosya değerlendirmesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2B40 Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato talebini reddetti. Bu karar, 06.09.2026 tarihinde ilan kayıtlarına girdi ve dosyayı konkordato sürecinin dışına çıkardı. Esas 2026/1152 numarasıyla izlenen dosyada bu, sonuç niteliğinde bir karardır; sürecin devamı anlamına gelmiyor.
Kayıtlarda bu kararın öncesinde tek bir aşama var: 29.06.2026 tarihli mühletin uzatılması ilanı. Bu ilan Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nde Esas 2026/424 numarasıyla yayımlanmıştı. Uzatma kararının yayımı ile ret kararının yayımı arasında 69 gün geçti. Bu süre, mahkemenin uzatılmış mühlet içinde nihai bir değerlendirmeye gittiğini gösteriyor; sürecin daha erken bir aşamada da sonuçlanabileceği unutulmamalı, çünkü ret kararı mühlet dolmadan da gelebilir.
Ret kararının doğurduğu hukuki sonuç
Konkordato talebinin reddi, İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde geçici ya da kesin mühlet süresince borçluya tanınan korumanın sona ermesi demektir. Mühlet boyunca işleyen takip yasağı, ihtiyati tedbirler ve borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaması hükümleri artık uygulanmaz. Alacaklılar açısından bu, itiraz edilmemiş her türlü takip yolunun yeniden açıldığı anlamına gelir. Ret kararıyla birlikte mahkeme, dosyanın niteliğine göre borçlunun iflasına resen karar verebilir ya da bu yönde ayrı bir başvuru beklenebilir; kayıtlarda bu dosya için iflas kararına dair bir ilan şu an bulunmuyor.
Kanun, ret kararının kesinleşmesiyle konkordato talebinin ortadan kalktığını öngörür. Borçlu şirket için mühlet süresince ertelenmiş yükümlülükler, sözleşmesel borçlar ve muaccel hâle gelen alacaklar yeniden hukuki takibe konu olabilir hâle gelir. Bu noktada sürecin arkasında kalan koruma kalkanı tamamen ortadan kalkmış olur.
Alacaklı için bu aşamada işleyen haklar
Ret kararı alacaklı için pasif bir bekleyiş dönemini bitirir. Konkordato sürecinde alacak bildirimi yapmış olan alacaklılar için, artık icra takibine başvurma ya da mevcut takibi kaldığı yerden sürdürme imkânı doğar. Mühlet süresince durdurulmuş icra dosyaları varsa, ret kararının kesinleşmesiyle bu dosyalar yeniden işlemeye başlar. Alacaklının burada dikkat etmesi gereken, kararın kesinleşme tarihini takip etmektir; çünkü itiraz süresi içinde karar kesinleşmeden yeni takip başlatmak zamansız olabilir.
Bu aşamada alacaklı için asıl soru, borçlunun iflasa sürüklenip sürüklenmeyeceğidir. Kayıtlardaki genel dağılıma bakıldığında, konkordato talebi reddedilen dosyaların bir kısmı doğrudan iflasla sonuçlanırken bir kısmı bu aşamada kalır. İzlenen dosyalarda tasdik edilen 30, reddedilen 58, mühleti kaldırılan 57, iflasına karar verilen 45 şirket bulunuyor. Bu dağılım, ret kararının tek başına iflas anlamına gelmediğini gösteriyor; ama alacaklının izlemesi gereken bir sonraki eşik de budur.
Sıradaki olası gelişmeler
Bu noktadan sonra kayıtlarda görülebilecek gelişme, doğrudan bir iflas ilanı olabilir; ya da dosya hiçbir yeni ilan olmadan bu hâliyle kapanabilir. Ret kararının kesinleşmesinin ardından borçlu şirket aleyhine üçüncü kişilerin iflas talebiyle başvurması da mümkündür. Alacaklı açısından önemli olan, şirketin ticaret sicilindeki durumunu ve icra dosyalarındaki hareketliliği ayrı ayrı takip etmektir; konkordato ilanları artık bu sürecin neresinde olduğunu tam yansıtmayabilir.
Sonuç olarak dosya, konkordato sürecinin resmî olarak kapandığı bir noktada duruyor. Alacaklı için önümüzdeki adım, kararın kesinleşmesini beklemek ve kesinleşme sonrası icra haklarını buna göre kullanmaktır.