Dosya değerlendirmesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1538 esas sayılı dosyasında Dmr Dijital Kumaş Baskı İplik Konfeksiyon Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi için alacaklıları davet ilanı yayımlandı. İlan 29 Haziran 2026 tarihini taşıyor. Kayıtlara geçen tek karar bu. Dosyanın konkordato sürecinde hangi mühlet aşamasında olduğu bu ilandan anlaşılıyor: mahkeme alacaklıları toplantıya çağırıyor.
Alacaklıları davet ne anlama gelir
Bu ilan, mahkemenin komiser aracılığıyla alacaklıları bir araya getirdiğini gösteriyor. Alacaklıları davet ilanı, kesin mühlet sürecinin bir parçasıdır ve genellikle alacaklılar kurulunun oluşturulması ya da konkordato projesinin görüşülmesi amacıyla yapılır. İcra ve İflas Kanunu'na göre komiser, alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak alacaklılar kurulu kurabilir; bu kurul sürecin denetiminde söz sahibi olur. Toplantı çağrısı aynı zamanda konkordato projesinin oylanacağı sürece giden bir adım olabilir.
Bu aşamada borçlu şirket aleyhine icra takipleri durmuş durumda olmalı; kesin mühlet süresince rehinli alacaklar dışında yeni takip başlatılamaz, mevcut takipler ilerleyemez. Faiz işlemeye devam eder ama tahsilat yapılamaz. Şirketin bu koruma altında olması, borçların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; yalnızca ödeme takvimi ve tahsilat mekanizması askıya alınıyor.
Alacaklının bu aşamada yapması gerekenler
Dmr Dijital Kumaş Baskı İplik Konfeksiyon Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne alacağı olan taraflar için asıl mesele alacağını komisere bildirmiş olmak. Alacak bildirimi yapılmamışsa, toplantıya katılma ve oylamada söz hakkı elde etme mümkün olmuyor. Kanun, alacaklıların alacaklarını ilan edilen süre içinde komisere kaydettirmesini şart koşuyor; bu kayıt olmadan konkordato projesi üzerindeki oylamaya dahil olunamıyor.
Toplantıya davet edilen alacaklı, burada sadece dinleyici değil. Konkordato projesinin kabul edilip edilmeyeceği, alacaklıların onayına bağlı. Kanunda öngörülen çoğunluk şartları karşılanmazsa proje reddedilebiliyor. Alacaklı, toplantıda projeye itiraz etme, şerh koyma ya da ret talep etme hakkını burada kullanır. Bu toplantıyı kaçıran alacaklı, sürecin ilerleyen aşamalarında söz hakkını büyük ölçüde kaybediyor; sonraki kararlar onun katılımı olmadan şekillenmiş oluyor.
Ayrıca alacaklı, komiser raporlarını ve borçlunun mali durumuna ilişkin bilgileri talep edebilir. Şeffaflık kanunun öngördüğü bir hak; alacaklı bu bilgilere erişerek projenin gerçekçiliğini değerlendirebilir.
Sıradaki olası kararlar
Bu toplantının ardından dosya birkaç yönden ilerleyebilir. Alacaklılar projeyi kabul ederse mahkeme tasdik incelemesine geçer; tasdik kararı verilirse şirket konkordato şartlarına göre borçlarını yapılandırmış olur. Kayıtlarda izlenen dosyaların arasında tasdik edilen sayısı sınırlı: 8 şirket bu sonuca ulaşmış. Buna karşılık çok daha büyük bir grup olumsuz sonuçla karşılaşmış; talebi reddedilen 52, mühleti kaldırılan 45, iflasına karar verilen 14 şirket bulunuyor. Bu dağılım, kesin mühlet sürecinin tasdikle bitmesinin istisna, başka bir sonuçla bitmesinin ise yaygın olduğunu gösteriyor.
Projenin alacaklılar tarafından reddedilmesi ya da borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmediğinin anlaşılması durumunda mahkeme mühleti kaldırabilir. Mühletin kaldırılması, doğrudan iflas anlamına gelmiyor ama iflas talebiyle devam eden bir sürece kapı açabiliyor. Alacaklı için bu ihtimal, alacağını nasıl takip edeceğini yeniden gözden geçirmesi gereken bir dönüm noktası oluyor.
Bu dosyada şu an elde tek veri, alacaklıları davet ilanı. Sonraki ilan hangi karara işaret edecek, bugünden bilinmiyor. Ama alacaklı için önemli olan, bu toplantı sürecinde alacağını bildirmiş ve sürece dahil olmuş olmak. Kanunun tanıdığı haklar, ancak süresi içinde kullanılırsa bir karşılık buluyor.