Dosya değerlendirmesi
Konkordato talebinin reddi kararı, İdeal Ecza Deposu Medikal İtriyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin dosyasında 25.10.2026 tarihinde ilan edildi. Karar, İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/2218 esas sayılı dosyasında alındı. Kayıtlarda bu dosyaya ait tek ilan bu karar. Önceki aşamalara, yani geçici ya da kesin mühlet sürecine dair bir ilan kayıtlarda görünmüyor.
Ret kararı dosyayı nereye bağlıyor
Konkordato talebinin reddi, İcra ve İflas Kanunu'nda belirli bir aşamada karşımıza çıkar. Mahkeme, sunulan projeyi ya da mali tabloyu yeterli bulmadığında, ya da kanunda aranan şartlar oluşmadığında bu kararı verir. Ret kararıyla birlikte, eğer önceden bir geçici mühlet tanınmışsa, bu mühletin sağladığı koruma sona erer. Takip yasağı kalkar, ihtiyati tedbirler düşer. Şirket, artık konkordato şemsiyesi olmadan alacaklılarıyla karşı karşıya kalır.
Burada önemli bir ayrım var: ret kararı, doğrudan iflas anlamına gelmez. Mahkeme, şirketin konkordato talebini reddeder ama bu, otomatik olarak iflas sürecini başlatmaz. İflasın söz konusu olması için ayrı bir başvuru ya da kanunda öngörülen özel bir hâl gerekir. Dolayısıyla bu dosyada şu an için iflasa dair bir kayıt yok; yalnızca talebin reddi var.
Alacaklı için işleyen haklar
Ret kararından sonra alacaklı için durum normalleşir. Konkordato sürecinde askıya alınan icra takip hakları yeniden kullanılabilir hâle gelir. Alacaklı, borçlu şirkete karşı icra takibi başlatabilir, mevcut takipleri sürdürebilir. Kanunda konkordato sürecine özgü tanınan koruma kalktığı için, alacaklı klasik icra ve iflas hukuku yollarına başvurabilir.
Alacaklı açısından pratik soru şudur: şirketin ödeme kabiliyeti var mı? Ret kararı, şirketin mali durumunun kanunen yeterli bulunmadığını gösterir, ama bu tek başına tahsilat garantisi vermez. Alacaklı, icra takibini başlatırken şirketin mal varlığını araştırmalı, haciz işlemlerini bu doğrultuda planlamalıdır. Kanun burada bir süre sınırı koymaz; alacaklı istediği an takip başlatabilir, çünkü mühlet koruması artık yok.
Bir diğer olasılık, borçlu şirketin kendisinin ya da bir alacaklının iflas talebinde bulunmasıdır. Sermaye şirketlerinde borca batıklık hâli varsa, yönetim kurulu ya da müdürler kurulu kanunen iflas başvurusu yapmakla yükümlü olabilir. Ancak bu dosyada böyle bir başvurunun yapılıp yapılmadığına dair kayıt bulunmuyor.
Sıradaki olası adımlar
Bu aşamadan sonra birkaç yol açık. Şirket, ret kararına karşı kanun yollarına başvurabilir; bu durumda dosya üst mahkemede incelenir. Ya da şirket yeniden yapılanma arayışını mahkeme dışı yollarla sürdürebilir. Alacaklılardan biri ya da birkaçı iflas talebinde bulunabilir; bu hâlde dosya yeni bir esas numarasıyla iflas sürecine girer.
Kayıtlardaki genel dağılım, konkordato başvurularının önemli bir kısmının reddedildiğini gösteriyor: 116 şirketin talebi reddedilmiş, 90 şirketin mühleti kaldırılmış, 68 şirket iflasa karar verilmiş durumda; 49 şirketin konkordatosu ise tasdik edilmiş. Bu rakamlar, ret kararının tek başına bir son olmadığını, farklı sonuçlara açılan bir eşik olduğunu gösteriyor. Ama bu dosyanın hangi yöne gideceğine dair kayıtlarda henüz bir bilgi yok.
Alacaklıysanız, bu noktada takip edilmesi gereken şey yeni bir ilan olup olmayacağı. Ret kararından sonra gelecek her yeni ilan, dosyanın hangi yöne evrildiğini gösterecek.