Dosya değerlendirmesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Esas 2026/1453 sayılı dosyasında, 11.10.2026 tarihinde yayımlanan ilan kesin mühlet kararını duyuruyor. Arıbiz Danışmanlık Teknoloji ve Bilişim Ticaret Anonim Şirketi'ne ait kayıtlarda şu an görünen tek ilan bu. Yani dosya, geçici mühlet sürecinin ardından kesin mühlet aşamasına geçmiş durumda. Uzatma ya da sonuç kararına dair bir ilan kayıtlarda henüz yok; bu, böyle bir kararın alınmadığı anlamına gelmiyor, yalnızca resmî ilan sisteminde bugüne kadar başka bir kayda rastlanmadığını gösteriyor.
Kesin mühletin getirdiği hukuki çerçeve
Kesin mühlet kararı, şirketin konkordato sürecinde geçici aşamayı geride bıraktığını gösterir. Bu aşamada mahkeme, şirketin borçlarını yeniden yapılandırma projesinin ciddiye alınabilir olduğuna kanaat getirmiş demektir. Kesin mühlet süresi kanunda bir yıl olarak belirlenmiştir. Mahkeme gerekli görürse bu süreyi en fazla altı ay daha uzatabilir; toplamda azami on sekiz aya kadar çıkabilir. Bu süre boyunca şirket aleyhine icra takibi başlatılamaz, başlamış takipler durur. İhtiyati haciz kararları da uygulanamaz hale gelir. Rehinli alacaklar için takip başlatılabilir ama rehinli malın satışı yapılamaz. Kesin mühlet süresince şirketin yönetimi komiser gözetiminde devam eder; önemli kararlar komiserin onayına tabi olur.
Alacaklı için işleyen süreç
Arıbiz Danışmanlık'tan alacaklı olan taraflar için bu aşamanın en somut karşılığı, bireysel takip yollarının kapalı olmasıdır. Alacaklı, icra takibi başlatarak veya mevcut takibi sürdürerek alacağını tahsil edemez. Bunun yerine alacağını, mahkemenin atadığı komisere bildirmesi gerekir. Alacak bildirimi, konkordato projesinin oylanacağı alacaklılar listesinin oluşması için zorunludur. Bildirimde bulunmayan alacaklı, sürecin ilerleyen aşamalarında hak kaybına uğrayabilir; alacağı listeye girmezse oylamaya katılamaz ve tasdik edilecek projenin kendisini bağlayıp bağlamadığı tartışmalı hale gelir.
Bu noktada alacaklının takip edebileceği en pratik şey, komiser tarafından yapılan alacaklı toplantısı ve alacak kayıt sürecini izlemektir. Alacaklı, kendi alacağının listeye doğru tutarla ve doğru sırayla kaydedildiğinden emin olmalıdır. Rehinli veya imtiyazlı alacaklıysa bu durumun da kayıtlara doğru yansıması önemlidir, çünkü konkordato projesinde alacaklı sınıfları farklı oranlarda etkilenebilir. Alacaklının itiraz hakkı, alacağın sıraya konulmasına veya reddine ilişkin kararlarla sınırlıdır; bu aşamada doğrudan mühletin kaldırılmasını talep etme hakkı da mevcuttur, ancak bunun şartı borçlunun mühlet süresini kötüye kullandığının ya da taahhütlerini yerine getirmediğinin gösterilmesidir.
Sıradaki olası kararlar ne anlama gelir
Kesin mühlet sürecinin sonunda önünde birkaç yol var. Mahkeme, sunulan projeyi yeterli bulursa ve alacaklı çoğunluğu onaylarsa tasdik kararı verir; bu durumda konkordato projesi bağlayıcı hale gelir ve şirket borçlarını projede öngörülen şartlarla öder. Proje reddedilirse ya da mühlet süresince şirketin mali durumu düzelmediği, taahhütlerin yerine getirilmediği anlaşılırsa mahkeme mühleti kaldırabilir. Mühletin kaldırılması çoğu zaman iflas talebiyle birlikte değerlendirilir, çünkü konkordato bir borca batıklık çözümü olarak başvurulmuş bir yoldur.
Kayıtlardaki genel sonuç dağılımı bu ihtimallerin hiçbirinin istisna olmadığını gösteriyor. İzlenen dosyalarda 46 şirketin konkordatosu tasdik edilirken, 97 talep reddedilmiş, 78 dosyada mühlet kaldırılmış ve 63 şirket hakkında iflas kararı çıkmış. Bu dağılım, kesin mühlet aşamasının sonucu garanti eden bir aşama olmadığını ortaya koyuyor. Ancak Arıbiz Danışmanlık'ın dosyası için bu dağılımdan doğrudan bir sonuç çıkarmak mümkün değil; kayıtlarda yalnızca kesin mühlet kararına dair tek bir ilan bulunuyor. Alacaklıların yapması gereken, sonraki ilanları takip etmek ve komiserin bildirimlerine göre hareket etmektir.