Dosya değerlendirmesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, Esas 2026/594 sayılı dosyada bir duruşma günü belirledi. Resmî ilan kayıtlarına göre bu duruşma 06.10.2026 tarihinde yayımlandı. Taraf, Adelsan Express Bakım Onarım Servis Hizmetleri Anonim Şirketi. Kayıtlarda bu dosyaya ait başka bir ilan görünmüyor; yalnız bu duruşma kaydı var.
Bir duruşma ilanı, konkordato sürecinin hangi aşamasında olursa olsun mahkemenin dosyayı aktif şekilde ele aldığı anlamına gelir. İcra ve İflas Kanunu'nda konkordato talebi üzerine mahkeme önce geçici mühlet verir, sonra kesin mühlete geçip geçmeyeceğine karar verir; bu kararlardan önce ve komiser raporları üzerine duruşmalar açılması olağan bir usuldür. Elde bulunan kayıt tek başına, sürecin geçici mühlet öncesinde mi, kesin mühlet değerlendirmesinde mi, yoksa tasdik duruşmasında mı olduğunu göstermiyor. Bu nedenle aşamayı kesin biçimde adlandırmak yerine, duruşmanın hukuki çerçevesini anlatmak daha doğru olur.
Mühlet süreçlerinde işleyen süreler
Kanun, geçici mühleti üç ay olarak öngörür; mahkeme bunu en fazla iki ay uzatabilir, yani geçici mühlet toplamda en çok beş ay sürebilir. Kesin mühlet ise bir yıldır ve en fazla altı ay uzatılabilir; toplamda on sekiz ayı geçemez. Bu süreler boyunca borçlu aleyhine icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur. Rehinli alacaklar bu yasaktan kısmen istisna tutulur ama rehnin paraya çevrilmesi işlemleri de durur. Duruşma hangi aşamada açılmış olursa olsun, dosyanın bu koruma rejiminin içinde veya dışında olup olmadığı mahkemenin vereceği karara bağlıdır.
Alacaklı açısından bu aşamanın en kritik tarafı, alacak bildirimidir. Mühlet ilan edildiğinde mahkeme komiser aracılığıyla alacaklıları alacaklarını bildirmeye çağırır; bildirim için tanınan süre ilanla birlikte duyurulur. Bu süreyi kaçıran alacaklı, konkordato projesinde oy hakkını ve bazı haklarını kaybedebilir. Dolayısıyla bu dosyada alacaklı sıfatı taşıyan biri varsa, duruşma tarihini takip etmek kadar, komiserin ilan edip etmediği bildirim çağrısını da izlemek gerekir.
Alacaklının duruşma sonrası izleyeceği yol
Duruşmadan sonra üç tür karar gelebilir: mahkeme mühleti devam ettirebilir, kesin mühlete geçiş kararı verebilir ya da mühletin kaldırılmasına hükmedebilir. Mühletin kaldırılması, borçlunun konkordato şartlarını taşımadığına veya kötüniyetli davrandığına mahkemenin kanaat getirmesi hâlinde ortaya çıkar; bu durumda dosya doğrudan iflasa dönüşebilir. Alacaklı için bu ihtimal önemlidir, çünkü mühletin kaldırılmasıyla birlikte duran takip hakları yeniden işlemeye başlar.
Kayıtlardaki genel sonuç dağılımı bu ihtimallerin hiç de nadir olmadığını gösteriyor. İzlenen dosyalarda konkordatosu tasdik edilen şirket sayısı 44, konkordato talebi reddedilen şirket sayısı ise 93. Mühleti kaldırılan dosya sayısı 77, iflasına karar verilen şirket sayısı 60. Bu rakamlar, mühlet sürecinin tasdikle sonuçlanmasının tek olası çıkış olmadığını, ret ve kaldırma kararlarının da sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Ancak bu dağılım, Adelsan Express'in dosyasının nasıl sonuçlanacağına dair hiçbir ipucu vermez; her dosya kendi delilleri ve komiser raporuyla değerlendirilir.
Alacaklı, duruşma sonrasında verilecek kararı mahkeme kalemi veya ilan sisteminden takip edebilir. Kesin mühlete geçilmesi hâlinde alacaklılar kurulu oluşturulabilir ve konkordato projesi oylamaya sunulur. Ret ya da kaldırma kararı verilmesi hâlinde ise borçlu hakkında doğrudan iflas istenebilir; bu noktada alacaklının icra takibini yeniden başlatma hakkı doğar. Her iki ihtimalde de alacaklının yapması gereken, kararın ilanını beklemek ve süre başlangıcını not etmektir; kanun bu kararlara karşı itiraz ve temyiz için ayrı süreler tanır.
Sonuç olarak dosya şu an bir duruşma aşamasında ve mahkemenin bir sonraki kararı sürecin yönünü belirleyecek. Bu karar gelene kadar alacaklı için asıl iş, bildirim süresini kaçırmamak ve ilan takibini sürdürmektir.