Dosya değerlendirmesi
Mehmet Kara ve Nazilli Kara Kardeşler Mobilya İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin resmî ilan kayıtlarında tek bir kayıt var. 27.09.2026 tarihinde yayımlanan bu ilan, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/451 esas sayılı dosyasında kesin mühlet kararını duyuruyor. Başka bir ilan yok; geçici mühlet aşamasına dair bir kayıt görünmüyor ilan sisteminde. Bu, o aşamanın yaşanmadığı anlamına gelmez; yalnızca ayrı bir ilanla duyurulmadığı ya da kayda bu şekilde geçmediği anlamına gelir.
Kesin mühletin getirdiği hukuki tablo
Kesin mühlet kararıyla birlikte şirket artık İcra ve İflas Kanunu'nun konkordato hükümleri çerçevesinde korunuyor. Bu aşamanın en somut sonucu, şirket aleyhine yeni icra takibi başlatılamaması ve mevcut takiplerin durmasıdır. Rehinli alacaklar için takip başlatılabilir, ancak bu takipler çerçevesinde muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Kesin mühlet kanunen bir yıl olarak öngörülür; mahkeme bu süreyi gerekçeli bir talep üzerine altı ay daha uzatabilir. Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı 27.09.2026'da ilan edildiğine göre, bir yıllık sürenin sonu buna göre hesaplanabilir; ancak ilan tarihiyle karar tarihinin birebir örtüştüğü varsayılmamalı.
Bu süreçte mahkeme bir konkordato komiseri, gerekirse alacaklılar kurulu atar. Komiserin görevi şirketin mali durumunu izlemek ve konkordato projesinin uygulanabilirliğini denetlemektir. Şirketin bu dönemde önemli işlemleri komiserin onayına bağlıdır; taşınmaz satışı, rehin tesisi, kefalet verilmesi gibi işlemler mahkeme izni gerektirir.
Alacak bildirimi ve alacaklının konumu
Kesin mühlet ilanıyla birlikte alacaklılar için belirli bir süre işlemeye başlar: alacaklarını komisere bildirme süresi. Bu bildirim, alacağın konkordato projesi kapsamında dikkate alınması için gereklidir. Bildirimde bulunmayan alacaklı, sonraki aşamalarda hak kaybına uğrayabilir; alacağının projeye dahil edilip edilmediğini takip etmek kendi sorumluluğundadır. Kayıtlarda bu şirket için alacaklılar toplantısına veya alacak kabul-ret listesine dair bir ilan henüz yok.
Alacaklı bu aşamada icra takibi başlatamaz, ancak dava açma hakkı saklıdır; sadece cebri icra işlemleri durur. Alacaklının yapabileceği en somut şey, alacağını süresi içinde komisere bildirmek ve konkordato projesinin ilan edildiği aşamada projeye itiraz hakkını kullanmaktır. Proje hazırlandığında ve alacaklılar toplantısına çağrı yapıldığında, alacaklı oy kullanma hakkına sahip olur; bu oylama konkordatonun tasdik edilip edilmeyeceğinin ilk eşiğidir.
Rehinli alacaklının konumu farklıdır. Rehin hakkı kesin mühletle birlikte tamamen askıya alınmaz, ama rehnin paraya çevrilmesi işlemleri durur. Bu da rehinli alacaklıyı sürecin dışında bırakmaz, sadece zamanlamasını erteler.
Sıradaki kayıtlar: uzatma ya da sonuç ilanı
Kayıtlarda uzatma ve sonuç aşamalarına dair henüz bir ilan yok. Bu, sürecin bu noktada kalacağı anlamına gelmez; sadece şu ana kadar başka bir karar yayımlanmadığını gösterir. Kesin mühlet süresi içinde üç olası yön var: mahkeme süreyi altı ay uzatabilir, konkordato projesi tasdik edilebilir ya da mühlet kaldırılıp iflasa karar verilebilir.
Kayıtlardaki genel dağılım bu üç ihtimalin hiçbirinin istisna olmadığını gösteriyor. İzlenen dosyalarda 39 şirketin konkordatosu tasdik edilirken, 69 şirketin mühleti kaldırılmış, 53 şirket iflasla sonuçlanmış, 82 talep ise daha erken aşamada reddedilmiş. Bu rakamlar sürecin genel seyrine dair bir çerçeve sunar; bu şirketin dosyasının hangi yöne gideceğine dair hiçbir gösterge içermez.
Alacaklı açısından pratik sonuç şudur: kesin mühlet süresi boyunca alacağını bildirmiş olmak, sonraki her ihtimalde konumunu korur. Tasdik olursa alacak projede belirlenen şartlara göre ödenir; mühlet kaldırılıp iflas gelirse bildirilen alacak iflas masasına kaydedilmiş sayılır. Bildirim yapılmaması ise hangi senaryoda olursa olsun alacaklının aleyhine işler.