Dosya değerlendirmesi
Kayıtlardaki sonuç dağılımına göre mühleti kaldırılan dosya sayısı 66. Demir Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi de bu grupta yer alıyor. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/365 esas sayılı dosyasında, 24.09.2026 tarihli ilan tek kayıt olarak görünüyor: mühletin kaldırılması kararı.
Tek ilan, tek karar
Bu dosyada başka bir aşamaya dair kayıt bulunmuyor. Geçici mühlet ya da kesin mühlet ilanı ilan sisteminde görünmüyor. Elde olan tek bilgi, sürecin mühletin kaldırılmasıyla sonuçlandığı. Kronoloji kurmak mümkün değil; yalnızca bu kararın kayda geçtiği söylenebilir.
Mühletin kaldırılması ne anlama gelir
İcra ve İflas Kanunu'na göre mühlet, borçluya konkordato projesini hazırlaması ve alacaklılarla anlaşması için tanınan koruma süresidir. Bu süre içinde borçluya karşı takip yapılamaz, mevcut takipler durur. Mahkeme, komiser raporları ya da alacaklı şikâyetleri üzerine mühletin amacına uygun kullanılmadığını, borçlunun malvarlığını koruyamadığını ya da konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığını tespit ederse mühleti kaldırır. Bu kararla birlikte borçluya sağlanan takip yasağı ve süre koruması sona erer. Alacaklılar açısından bu, sürecin normal işleyişinin kesildiği anlamına gelir.
Mühletin kaldırılması, konkordatonun reddi ile aynı şey değildir. Ret, mahkemenin projeyi hiç tasdik etmemesidir. Kaldırma ise süreç başladıktan sonra, mühlet devam ederken devreye girer. Sonuç itibarıyla ikisi de borçluyu koruma dışına çıkarır ama hukuki gerekçeleri farklıdır.
Alacaklı için değişen tablo
Mühlet kaldırıldığı andan itibaren alacaklıların icra takibi başlatma ve devam ettirme hakkı yeniden işler hâle gelir. Daha önce durdurulmuş takipler resen devam eder. Alacaklıysanız, bu kararın ilanından sonra dosyanızı icra müdürlüğü nezdinde takip etmeniz gerekir; kanun bu noktada başvuru inisiyatifini alacaklıya bırakır.
Burada kritik soru şu: mühletin kaldırılması otomatik olarak iflas anlamına gelmez. Borçlu bir limited şirketse ve iflasa tabi bir borçluysa, mahkeme mühleti kaldırırken resen iflasa da karar verebilir; ama bu ayrı bir tespit gerektirir. Kayıtlarda bu dosya için iflas kararına dair bir ilan yer almıyor. Dolayısıyla alacaklının, mühlet sonrası şirketin hangi hukuki statüde olduğunu icra dosyası üzerinden ayrıca takip etmesi gerekir.
Alacak bildirimi süreci açısından da bu aşama önemli bir dönüm noktasıdır. Konkordato sürecinde alacaklarını komisere bildirmiş olanlar için, mühletin kaldırılmasıyla birlikte bu bildirimlerin konkordato projesi kapsamındaki bağlayıcılığı sona erer. Alacaklı, alacağını artık genel hükümler çerçevesinde, doğrudan icra takibiyle talep etmek durumunda kalır.
Sıradaki olası adımlar
Mühletin kaldırılmasından sonra üç ihtimal öne çıkar. Birincisi, alacaklıların bireysel icra takiplerine başlaması ve sürecin klasik icra hukuku çerçevesinde ilerlemesi. İkincisi, borçlunun mali durumu iflas şartlarını taşıyorsa, alacaklılardan birinin ya da savcılığın iflas talebiyle mahkemeye başvurması. Üçüncüsü, borçlunun yeniden yapılandırma için başka bir hukuki yol denemesi; ancak bu, aynı mahkeme dosyası üzerinden otomatik işlemez.
Kayıtlardaki genel dağılım, mühleti kaldırılan 66 dosyanın bir kısmının sonradan iflasla, bir kısmının da alacaklı takipleriyle ilerlediğini gösteriyor. Ama bu dosyanın hangi yöne gideceğine dair ilan sisteminde şu an bir bilgi yok. Tasdik edilen 38, reddedilen 80 ve iflasına karar verilen 50 dosyalık dağılım, sürecin farklı aşamalarında nasıl sonuçlar doğurabileceğini gösteren bir çerçeve sunuyor; bu şirketin nereye varacağına dair bir gösterge değil.
Sonuç olarak, bu dosyada tek kesin bilgi mühletin kaldırıldığı. Alacaklıysanız, kararın ilanından sonra icra takibinizi yeniden değerlendirmeniz ve dosyanın ilerleyen aşamalarını mahkeme kayıtlarından izlemeniz gerekir.