Dosya değerlendirmesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Esas 2026/1717 sayılı dosyasında tek bir ilan var: 24.09.2026 tarihli konkordato talebinin reddi kararı. Ultima Teknik Limited Şirketi'nin konkordato süreci, kayıtlara göre bu noktada sonuçlanmış görünüyor.
Ret kararının hukuki karşılığı
Konkordato talebinin reddi, İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde sürecin en baştan kapandığı anlamına gelir. Mahkeme, ya geçici mühlet öncesinde ya da mühlet sürecinin bir noktasında talebi yerinde bulmamış ve konkordatoyu tasdik etmemiştir. Ret kararıyla birlikte, konkordato talebinin sağladığı bütün geçici korumalar da sona erer. Şirket aleyhine daha önce durdurulmuş olabilecek icra takipleri, ret kararının kesinleşmesiyle yeniden işler hâle gelir. Borçlunun mühlet döneminde yararlandığı takip yasağı kalkar.
Burada önemli bir ayrım var: ret kararı, mühletin kaldırılması kararından farklıdır. Mühletin kaldırılması, sürecin ilerleyen bir aşamasında borçlunun kötü niyetli davranışı ya da projenin başarısız olacağının anlaşılması üzerine verilir. Ret kararı ise konkordato talebinin daha temelden, mahkemece uygun görülmediğini gösterir. Her iki durumda da sonuç alacaklı açısından benzer bir noktaya varır: borçluya tanınmış koruma ortadan kalkar.
Alacaklı için işleyen haklar
Ret kararının kesinleşmesinden sonra alacaklı, elindeki alacağı normal icra takip yollarıyla talep edebilir. Konkordato sürecinde beklemeye alınmış takipler varsa, bunlar tekrar başlatılabilir. Alacaklının bu aşamada yapması gereken ilk şey, kararın kesinleşip kesinleşmediğini takip etmektir; çünkü ret kararına karşı borçlunun itiraz ya da istinaf yolu açık olabilir. Kesinleşme beklenmeden atılacak icra adımları, sürecin tekrar askıya alınmasına yol açabilir.
Alacaklı için ikinci bir husus, şirketin mali durumu hakkında güncel bilgi edinmektir. Konkordato talebi reddedilen bir şirket, borçlarını ödeyemiyorsa iflasa sürüklenebilir. Bu noktada alacaklının izlemesi gereken şey, mahkemenin resen iflas kararı verip vermeyeceği ya da alacaklılardan birinin iflas talebiyle başvurup başvurmayacağıdır. Kayıtlarda şu an için böyle bir karar görünmüyor; yalnız ret kararı var.
Alacaklı, ret kararının ardından şirketin ödeme kabiliyetini yeniden değerlendirmelidir. Konkordato talebi reddedildiği için artık şirketle müzakere zemini kanunen ortadan kalkmıştır. Alacaklı, doğrudan icra takibine geçme hakkını kullanabilir; bu haktan vazgeçmenin kanunda bir süre sınırı yoktur, ancak zamanaşımı süreleri normal şekilde işlemeye devam eder.
Sıradaki olası gelişmeler
Ret kararından sonra iki temel yol açılır. Birincisi, şirketin borçlarını başka şekilde yapılandırması ya da alacaklılarla ayrı ayrı anlaşması. Bu durumda dosyada yeni bir ilan kaydına ihtiyaç kalmaz. İkincisi, ödeme güçlüğünün sürmesi hâlinde iflas sürecinin başlaması. İflas, ya borçlunun kendi talebiyle ya da bir alacaklının başvurusuyla mahkemeye taşınabilir.
İzlenen dosyaların genel dağılımına bakıldığında, konkordato talebi reddedilen şirket sayısı tasdik edilenlerden fazladır; kayıtlarda 80 ret, 38 tasdik, 66 mühletin kaldırılması ve 50 iflas kararı görünüyor. Bu dağılım, ret kararının tek başına iflas anlamına gelmediğini gösteriyor. Ancak Ultima Teknik'in bu dosyada hangi yolu izleyeceği, mevcut ilan kaydından çıkarılamaz.
Sonuç olarak dosya, şu an için tek bir kararla sınırlı. Alacaklı açısından pratik adım, kararın kesinleşme durumunu netleştirmek ve icra haklarını buna göre kullanmaktır. Yeni bir ilan gelirse, sürecin iflasa mı yoksa başka bir çözüme mi evrildiği daha açık görülecektir.