Dosya değerlendirmesi
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/301 esas sayılı dosyada mühletin kaldırılmasına karar verdi. Karar, 9 Eylül 2026'da ilan edildi. Taraf, Ahmetoğulları İnşaat Taahhüt Elektrik Tarım Gıda Hayvancılık Ticaret Sanayi Limited Şirketi. Kayıtlarda bu dosyaya ait tek ilan bu karar; öncesine dair başka bir ilan görünmüyor.
Mühletin kaldırılması ne anlama gelir
Konkordato sürecinde mühlet, borçluya icra takiplerinden korunma ve borçlarını yeniden yapılandırma imkânı verir. Mahkeme bu korumayı kaldırdığında, borçlunun konkordato çerçevesinde yürüttüğü süreç sona erer. İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi, mühlet süresince alınan tedbirlerin ve takip yasağının, mühletin kaldırılmasıyla birlikte ortadan kalkacağını öngörür. Yani bu karardan sonra alacaklılar için takip yasağı artık geçerli değildir.
Mühletin kaldırılması birkaç sebepten kaynaklanabilir: komiser raporunun olumsuz olması, borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmemesi ya da konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kalmaması. Ancak dosyada bu kararın gerekçesine dair bir bilgi yok. Kayıtlarda yalnızca kararın türü ve tarihi görünüyor.
Alacaklının bu aşamada elindeki haklar
Mühlet kalktığı andan itibaren alacaklılar, borçluya karşı yeniden icra takibi başlatabilir. Konkordato sürecinde durdurulan ya da askıya alınan takipler, bu kararla birlikte tekrar işler hâle gelir. Alacaklı, elindeki icra dosyasını yeniden hareketlendirebilir ya da hiç başlatmadıysa yeni bir takip açabilir.
Burada önemli bir ayrım var: mühletin kaldırılması otomatik olarak iflas anlamına gelmez. Şirket hâlâ tüzel kişiliğini sürdürür ve alacaklı, klasik icra yollarına başvurabilir. Ancak İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri, bazı hâllerde mahkemenin mühleti kaldırırken re'sen iflasa da hükmedebileceğini düzenler. Bu dosyada iflas kararına dair bir ilan bulunmuyor; kayıtlarda yalnızca mühletin kaldırılması yer alıyor.
Alacaklı için pratik sonuç şu: konkordato kapsamında beklemeye geçen alacaklar, artık normal hukuki yollarla takip edilebilir hâle gelir. Alacağını konkordato sürecinde bildirmiş olan bir alacaklı, bu bildirimin hukuki değerini kaybetmez; ancak sürecin kendisi sona erdiği için, takip haklarını yeniden ve doğrudan kullanması gerekir.
Sıradaki olası adımlar
Mühletin kaldırılmasından sonra dosya birkaç yönde ilerleyebilir. Borçlu şirket, alacaklılarla ayrı anlaşmalar yoluyla borçlarını yapılandırmayı deneyebilir. Alacaklılardan biri ya da bazıları iflas talebiyle mahkemeye başvurabilir. Ya da süreç, bireysel icra takipleriyle devam edebilir, herhangi bir toplu tasfiye kararına gitmeden.
Kayıtlardaki genel sonuç dağılımı, mühleti kaldırılan dosyaların bir kısmının iflasla sonuçlandığını gösteriyor: izlenen dosyalarda 57 şirketin mühleti kaldırılmış, 45 şirket iflasla sonuçlanmış. Bu iki sayı aynı şirketler kümesine ait değil; farklı aşamalardaki dosyaların toplam dağılımı. Bu şirketin ileride hangi yönde ilerleyeceğine dair kayıtlarda bir işaret yok.
Alacaklı açısından bu aşamada yapılacak en temel şey, elindeki alacak belgesini ve konkordato sürecinde yaptığı bildirimleri güncel tutmaktır. Mühlet kalktığı için, alacaklının harekete geçme inisiyatifi artık tamamen kendisinde. Kanun, bu noktadan sonra alacaklıyı pasif bir bekleyiş içinde tutmaz; icra takibini başlatmak ya da varsa devam eden takibi ilerletmek alacaklının elindedir.
Sonuç olarak dosya, konkordato korumasının sona erdiği bir eşikte. Bundan sonrası, borçlu ile alacaklılar arasındaki ilişkinin klasik icra hukuku çerçevesinde nasıl şekilleneceğine bağlı.