Dosya değerlendirmesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/474 esas sayılı dosyasında Makfen Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi için konkordato süreci sona erdi. İlan kayıtlarına göre 24.06.2026'da kesin mühlet kararı yayımlandı, ardından 14.07.2026'da konkordato talebinin reddedildiği görüldü. İki ilan arasında sadece 20 gün var.
Yirmi günde gelen ret kararı
Kesin mühletten ret kararına geçiş için 20 günlük bir süre kayıtlara geçti. Kesin mühlet kararı normal şartlarda bir yıla kadar sürebilen, gerekirse altı ay uzatılabilen bir koruma dönemi açar. Bu dosyada o sürenin dolmasından çok önce, mühlet devam ederken talebin reddedildiği anlaşılıyor. Kanun, kesin mühlet içinde de komiser raporu, alacaklılar kurulu görüşü ya da borçlunun projeyi yürütemeyeceğine dair tespit üzerine mahkemenin mühleti kaldırabilmesine ya da talebi reddedebilmesine imkân tanır. Hangi gerekçenin bu dosyada etkili olduğu ilan metninden çıkarılamıyor; kayıtlarda yalnız kararın türü ve tarihi yer alıyor.
Ret kararının hukuki sonucu
Konkordato talebinin reddi, kesin mühletin sağladığı korumanın sona ermesi demektir. Mühlet süresince borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur, ihtiyati tedbir ve haciz işlemleri askıya alınır. Ret kararıyla birlikte bu koruma kalkar. Alacaklılar, kararın kesinleşmesiyle birlikte icra takiplerini yeniden başlatabilir veya durdurdukları takibe devam edebilir. Konkordato projesi artık yürürlükte değildir; borçlu ile alacaklılar arasında mühlet döneminde oluşan ödeme takvimi veya yeniden yapılandırma taahhüdü de hukuki bağlayıcılığını kaybeder.
Alacaklı bu noktada neyi bilmeli
Ret kararı kesinleşmeden önce borçlunun istinaf yoluna başvurma hakkı bulunur. Alacaklının bu aşamada yapması gereken ilk şey, kararın kesinleşip kesinleşmediğini dosyadan takip etmektir. Kesinleşme gerçekleşirse, mühlet döneminde durdurulmuş olan icra takipleri kendiliğinden devam etmez; alacaklının talebiyle yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle alacaklının icra dosyasını canlı tutması, gerekli harç ve talepleri zamanında yatırması önem taşır.
Mühlet döneminde konkordato komiserine bildirilen alacaklar, ret kararıyla birlikte otomatik olarak kabul edilmiş sayılmaz. Alacağın varlığı ve miktarı konusunda ihtilaf varsa, bu ihtilaf genel hükümlere göre, gerekirse itirazın iptali veya alacağın tespiti davası yoluyla çözülür. Ret kararı, alacaklıya konkordato sürecinde biriken bilgi ve belgeleri kaybettirmez; icra takibinde bu belgeler delil olarak kullanılabilir.
Sıradaki olası adımlar
Ret kararının kesinleşmesinin ardından borçlu şirket hakkında doğrudan bir iflas kararı otomatik olarak doğmaz. Alacaklılardan biri veya birden fazlası, mevcut takipler sonuçsuz kalırsa iflas yoluyla takip başlatabilir ya da doğrudan iflas talebinde bulunabilir. Kayıtlardaki sonuç dağılımına bakıldığında, konkordato talebi reddedilen dosya sayısının tasdik edilenlerden çok daha fazla olduğu görülüyor: 52 ret, 8 tasdik, 45 mühletin kaldırılması, 14 iflas kararı. Bu dağılım, ret kararının tek başına iflasla sonuçlanmadığını, çoğu dosyada sürecin icra takipleriyle devam ettiğini gösteriyor. Makfen Yapı dosyasının bundan sonra hangi yönde ilerleyeceği, ilan kayıtlarına henüz yeni bir karar düşmediği için bilinmiyor.
Alacaklı açısından pratik sonuç şudur: ret kararı, konkordatonun sunduğu korumanın bittiğini gösterir ama alacağın tahsili için ayrı bir hukuki yol izlenmesi gerekir. Kararın kesinleşme tarihini takip etmek, bu aşamada atılacak ilk adımdır.