Dosya değerlendirmesi
Alaçatı Yat Limanı İşletmeciliği San. ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato dosyasında ilan sisteminde iki kayıt görünüyor. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/454 esas sayılı dosyasında bir kesin mühlet ilanı var, yayım tarihi 07.08.2026. Bunun yanında 19.08.2026 tarihli bir konkordato başvurusu ilanı da kayıtlarda yer alıyor. Bu iki ilanın yayım tarihleri, aşamaların yasal sırasıyla örtüşmüyor; bu yazıda aşamalar arasında süre hesaplanmıyor, sadece kayıtlarda hangi kararların bulunduğu aktarılıyor. Geçici mühlet, uzatma ya da nihai sonuç kararına dair bir ilan şu an sistemde yok. Bu, o kararların hiç verilmediği anlamına gelmiyor; sadece ilan kaydının henüz oluşmadığını gösteriyor.
Kesin mühletin hukuki ağırlığı
Kesin mühlet kararı, konkordato sürecinin en belirleyici eşiğidir. İcra ve İflas Kanunu'na göre kesin mühlet bir yıl için verilir; mahkeme bu süreyi altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir. Kesin mühlet süresince borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur. Rehinli alacaklar bu yasaktan istisna tutulur ama rehinli malın satışı yine ertelenir. Sözleşmelerin borçlu aleyhine tek yanlı feshi de bu dönemde kural olarak engellenir. Kayıtlarda kesin mühlet kararının 07.08.2026'da ilan edildiği görünüyor; bu, dosyanın artık geçici mühlet aşamasını geride bıraktığını ve komiser gözetiminde yürüyen bir sürece girdiğini gösteriyor.
Alacaklının bu aşamada elindeki haklar
Kesin mühlet ilan edildiğinde alacaklılar için alacak bildirimi süreci işlemeye başlar. Alacaklı, alacağını komisere yazılı olarak bildirmek zorundadır; bildirim yapılmazsa alacak konkordato projesinde dikkate alınmayabilir. Bu nedenle Alaçatı Yat Limanı İşletmeciliği'ne karşı alacağı olan bir kişi ya da kurum, öncelikle komisere kayıtlı alacağını bildirmelidir. Alacaklı ayrıca alacaklılar kurulu toplantılarında ve konkordato projesinin oylamasında söz hakkına sahiptir; proje oylamaya sunulduğunda kanunda öngörülen çoğunluk şartları aranır.
Alacaklının bir diğer önemli hakkı, mühlet kararına ya da komiserin işlemlerine itiraz yoludur. Alacaklı, alacağının kabul edilmediğini düşünüyorsa mahkemeye başvurabilir. Ayrıca borçlunun mühlet süresinde kötüye kullanım içinde olduğuna dair kanaat oluşursa, alacaklılar mühletin kaldırılmasını isteyebilir. Kayıtlardaki genel sonuç dağılımına bakıldığında, izlenen dosyalar arasında mühleti kaldırılan şirket sayısı azımsanacak gibi değil: 45 dosya bu şekilde sonuçlanmış. Bu rakam, kesin mühletin kesin bir tasdike giden düz bir yol olmadığını, sürecin her aşamada denetime açık kaldığını gösteriyor.
Başvuru ilanı ne anlatıyor
19.08.2026 tarihli başvuru ilanı kayıtlarda ayrıca yer alıyor. Bu ilanın kesin mühlet ilanından sonra yayımlanmış olması, süreçlerin yasal sırasıyla örtüşmediğini gösteriyor; kayıt sistemindeki yayım tarihleri karar tarihleriyle her zaman birebir uyuşmuyor. Bu nedenle başvuru ile kesin mühlet arasında bir zaman çizelgesi çıkarmak mümkün değil. Kesin olan tek şey, dosyada hem bir başvuru hem de bir kesin mühlet kararının kayda geçmiş olması.
Sıradaki olası kararlar
Kesin mühlet süresi içinde borçlu, alacaklılarla görüşülen bir konkordato projesi hazırlar ve bu proje mahkemeye sunulur. Mahkeme projeyi tasdik edebilir, reddedebilir ya da mühleti kaldırıp işi doğrudan iflasa taşıyabilir. Kayıtlardaki genel dağılım bu üç yolun hepsinin gerçek sonuçlar olduğunu gösteriyor: tasdik edilen 8, reddedilen 52, iflasına karar verilen 14 dosya var. Reddedilen dosya sayısının yüksekliği, kesin mühletin tasdike otomatik geçiş anlamına gelmediğinin bir göstergesi. Alacaklı için pratik sonuç şu: proje tasdik edilirse alacak projede belirlenen şartlarla ödenecek, reddedilirse veya mühlet kaldırılırsa süreç iflasa kadar uzayabilir. Bu şirketin dosyasında hangi yolun izleneceğine dair kayıtlarda henüz bir bilgi yok.