Dosya değerlendirmesi
Trabzon merkezli Horon Gıda Maddeleri Turizm İnşaat Taahhüt Mühendislik Temizlik Yemekhane ve Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi için geçici mühlet kararı 3 Ağustos 2026 tarihinde ilan edildi. Kayıtlara göre dosya, ilgili mahkemenin 2026/467 esas numarasıyla yürüyor. Şu an için kayıtlarda bulunan tek aşama bu; kesin mühlet, uzatma ya da nihai sonuca dair herhangi bir ilan henüz kayda geçmedi. Bu, sürecin bittiği ya da olumsuz ilerlediği anlamına gelmiyor; sadece o aşamalara ait bir kaydın bulunmadığını gösteriyor.
Geçici mühletin getirdiği takip yasağı
Geçici mühlet, İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi çerçevesinde şirkete karşı takip yollarını kapatan bir koruma dönemidir. Bu süre boyunca Horon Gıda aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur. Rehinle temin edilmiş alacaklar için haciz konulabilir ama satış işlemi yapılamaz. Kanun geçici mühleti azami dört ay olarak belirliyor, mahkeme bunu bir defaya mahsus en fazla dört ay daha uzatabiliyor. Yani geçici mühlet toplamda sekiz ayı geçemez. Bu süre içinde mahkeme, kesin mühlet verilip verilmeyeceğine karar veriyor.
Mühlet süresince şirketin mal varlığında önemli işlemler mahkemenin atadığı komiserin denetimine tabi. Yeni borçlanma, taşınmaz satışı gibi işlemler komiser onayı ya da mahkeme izni gerektiriyor. Bu düzenleme, alacaklıların menfaatini korumak için konuldu; borçlunun mühlet döneminde mal kaçırmasını önlemeyi amaçlıyor.
Alacaklı bu süreçte neyi takip etmeli
Horon Gıda'ya alacağı olan bir kişi ya da kurumsa, öncelikle alacağını mahkemenin belirlediği komisere bildirmesi gerekiyor. Bildirim için tanınan süre ilan metninde ve mahkeme kararında belirtiliyor; bu süre kaçırılırsa alacaklı, konkordato projesinin görüşüleceği alacaklılar toplantısında oy hakkını kaybedebilir. Bu nedenle geçici mühlet ilanını gören alacaklıların ilk işi, dosyanın esas numarasıyla mahkemeye başvurup bildirim süresini netleştirmek olmalı.
Geçici mühlet aşamasında alacaklı açısından en kritik nokta, takip başlatma hakkının askıya alınmış olması. Elinde kesinleşmiş bir alacak olsa bile, bu dönemde icra takibi açamaz. Buna karşılık alacaklı, mühlet kararına itiraz etme ya da komiser aracılığıyla şirketin mali durumu hakkında bilgi isteme hakkını kullanabilir. Alacaklılar kurulu oluşturulmuşsa, bu kurula seçilerek sürecin daha yakından takipçisi olabilir. Sürecin bu aşamasında alacaklının pasif kalması, ileride hak kaybına yol açabilir; bildirim ve itiraz sürelerinin işlediğini unutmamak gerekiyor.
Kesin mühlete geçiş ve sonrası
Mahkeme, geçici mühlet süresi içinde şirketin konkordato projesinin ciddiyetini değerlendiriyor. Bu değerlendirme sonunda üç ihtimal var: kesin mühlet verilmesi, mühletin kaldırılması ya da doğrudan iflas talebinin değerlendirilmeye alınması. Kesin mühlet verilirse süre bir yıl olup, kanun bu süreyi altı ay daha uzatma imkânı tanıyor. Mühletin kaldırılması durumunda ise borçlu şirket, alacaklıların takibine yeniden açık hale geliyor ve iflas süreci gündeme gelebiliyor.
Kayıtlardaki genel dağılım, sürecin farklı şekillerde sonuçlanabileceğini gösteriyor: izlenen dosyaların bir kısmında konkordato tasdik edilirken, bir kısmında talep reddediliyor, bir kısmında mühlet kaldırılıyor, bir kısmında da iflas kararı çıkıyor. Bu dağılım, geçici mühlet aşamasının kesin bir sonuca değil, birden fazla ihtimale açılan bir eşiğe işaret ettiğini gösteriyor. Horon Gıda'nın dosyası için şu an kayıtlarda yalnızca bu ilk aşama var; sonraki adımın hangi yönde olacağına dair kayıtlarda henüz bir bilgi yok.
Alacaklılar için pratik sonuç şu: geçici mühlet döneminde takip haklarını kullanamasalar da, bildirim ve itiraz mekanizmaları üzerinden sürece dahil olabilirler. Kesin mühlete geçilip geçilmeyeceği netleştiğinde, alacaklının hakları ve yükümlülükleri yeniden şekillenecek. Bu yüzden dosyanın esas numarasını takip etmek, sonraki ilanları kaçırmamak önem taşıyor.