Dosya değerlendirmesi
Sönmez Su İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato dosyası, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde Esas 2025/369 numarasıyla sonuçlandı. Mahkeme kayıtlarına göre 31 Temmuz 2026'da alacaklıları davet ilanı yayımlandı; ardından 24 Ağustos 2026'da konkordato talebinin reddine dair ilan geldi. İki ilan arasında yalnızca 24 gün var; bu, kayıtlardaki dosyaların çoğuna göre kısa bir aralık. Sürecin son aşamasına bu denli hızlı gelinmiş olması, dosyanın mahkeme önünde uzun süre beklemediğini gösteriyor.
Ret kararının anlamı: mühlet hiç kesinleşmedi
Konkordato talebinin reddi, şirketin geçici mühlet döneminden kesin mühlete geçemediği anlamına gelir. İcra ve İflas Kanunu'na göre mahkeme, geçici mühlet içinde sunulan projeyi, komiser raporunu ve alacaklı toplantısı sonuçlarını değerlendirir. Proje borçların yeniden yapılandırılması için yeterli bulunmazsa ya da kanunda aranan şartlar oluşmazsa, talep reddedilir. Bu noktada geçici mühletin sağladığı bütün koruma sona erer. Yani icra takiplerinin durdurulması, ihtiyati haciz yasağı ve rehnin paraya çevrilmesinin ertelenmesi gibi tüm geçici tedbirler kalkar.
Ret kararı kesinleştiğinde şirket, konkordato öncesi hukuki konumuna geri döner. Alacaklılar açısından bu, davet ilanıyla birlikte alacak bildirimi için beklemeye geçen süreçlerin fiilen kapanması demektir. Ret kararından sonra ayrıca kanunda öngörülen inceleme, şirketin iflasa tabi bir borçlu olup olmadığına bakılmasını gerektirir. Mahkeme, ret kararıyla birlikte resen iflasa karar verebilir ya da bu kararı ayrı bir sürece bırakabilir. Kayıtlarda bu şirket için iflas kararına dair bir ilan bulunmuyor; yalnızca ret kararı görülüyor.
Alacaklı bu noktada neyle karşı karşıya
Alacaklıları davet ilanı yayımlandığında, alacaklıların alacaklarını komisere bildirmesi beklenir. Bu bildirim, konkordato projesinin oylanmasında ve komiser raporunun hazırlanmasında esas alınır. Ancak talebin reddiyle birlikte bu sürecin konkordato çerçevesinde bir karşılığı kalmadı. Alacaklı, artık genel hükümlere göre hareket etmek zorunda.
Bu, alacaklının icra takibi başlatma ya da mevcut takibe devam etme hakkını yeniden kazandığı anlamına gelir. Geçici mühlet süresince durdurulmuş her takip, ret kararının kesinleşmesiyle birlikte tekrar işler hale gelir. Alacaklı, elindeki belgeyle icra dairesine başvurabilir; rehinli alacaklıysa rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidebilir. Bildirilen alacağın konkordato dosyasında kabul görüp görmediği, artık bu aşamada bir anlam taşımıyor; çünkü proje mahkeme tarafından onaylanmadı.
Sıradaki olası adım: iflas incelemesi
Ret kararı kesinleştikten sonra, şirketin sermaye şirketi olması nedeniyle iflasa tabi olup olmadığı ayrı bir mesele. Kanun, konkordato talebi reddedilen sermaye şirketleri için mahkemeninresen iflas kararı verebileceğini düzenler. Bu karar hemen ret ilanıyla birlikte gelmeyebilir; ayrı bir incelemeye ve ayrı bir ilana konu olabilir. Kayıtlarda şu an için böyle bir ilan yok.
Kayıtlardaki genel tabloya bakıldığında, konkordato talebi reddedilen dosya sayısı tasdik edilenlerin oldukça üzerinde. İzlenen dosyalarda tasdik 7, ret 50, mühleti kaldırılan 45, iflasına karar verilen 14 şirket olarak görünüyor. Bu dağılım, ret kararının konkordato sürecinde sık karşılaşılan bir sonuç olduğunu gösteriyor. Ama bu şirketin ret sonrası hangi yola gireceği kayıtlarda henüz belirmiyor.
Alacaklı için pratik sonuç şu: konkordato dosyasındaki alacak kayıtları, artık icra takibinin veya olası bir iflas başvurusunun dayanağı olarak kullanılabilir. Ret kararının kesinleşme tarihini takip etmek, hangi hukuki yolun açık olduğunu anlamak için önemli. Kesinleşmeden önce başlatılacak işlemler, mahkemenin kesin karar sürecine bağlı kalabilir.