Dosya değerlendirmesi
Sercan Group Alüminyum ve Plastik Sanayi Ticaret Limited Şirketi için İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği mühlet kararı 30.07.2026 tarihinde ilan edildi. Kayıtlarda görünen aşama bu. Dosyada başka bir ilan yok; uzatma ya da nihai sonuca dair henüz bir kayıt bulunmuyor. Bunun bir eksiklik olduğu düşünülmemeli, sürecin bu noktada henüz o aşamalara ulaşmadığı anlamına geliyor.
Mühlet kararının kayda geçtiği aşama
İlanda geçen ifade kesin mühlet. Bu, geçici mühletin ardından mahkemenin şirketin konkordato projesini ciddiye alarak sürece daha uzun bir koruma tanıdığı aşamadır. Kesin mühlet kanunda bir yıl olarak öngörülür ve mahkeme bu süreyi altı ay daha uzatabilir. Yani toplamda azami bir buçuk yıllık bir koruma söz konusu olabilir. Şirketin şu an içinde bulunduğu süre, bu çerçevenin başlangıcı sayılır.
Kesin mühlet süresince şirket aleyhine icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur. İhtiyati haciz dahil hemen hemen tüm takip işlemleri askıya alınır. Rehinle temin edilmiş alacaklar için haciz konabilir ama rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu, şirketin borçlarının silindiği anlamına gelmiyor; yalnızca ödeme takviminin yeniden kurulması için bir süre tanınıyor.
Alacak bildirimi ve alacaklının bu aşamadaki konumu
Kesin mühlet ilanıyla birlikte alacaklılara alacaklarını komisere bildirme çağrısı yapılır, bu çağrının ilanı genellikle mühlet kararıyla birlikte veya kısa süre içinde yayımlanır. Alacaklı burada pasif kalamaz; alacağını süresi içinde bildirmezse konkordato projesinin görüşüleceği alacaklılar toplantısında oy hakkını kaybedebilir, ayrıca tasdik edilen konkordatonun sonuçlarından da mahrum kalma riskiyle karşılaşabilir. Alacağın niteliğine göre rehinli, imtiyazlı ya da adi alacaklı sınıflandırması da bu bildirim üzerinden şekillenir.
Alacaklı için bu aşamada asıl mesele, komiserin hazırladığı rapor ve alacaklılar toplantısının ne zaman yapılacağıdır. Komiser, şirketin mali durumunu inceler, projeyi değerlendirir ve mahkemeye rapor sunar. Alacaklı bu sürece itiraz hakkını, alacağının kabul ya da reddine ilişkin komiser kararlarına karşı kullanabilir. Şu anki kayıtlarda böyle bir itiraz ya da toplantı tarihine dair bilgi yok; bu, sürecin henüz o eşiğe gelmediğini gösteriyor.
Ayrıca borçlunun mühlet süresince olağan faaliyetlerini komiser gözetiminde sürdürmesi, önemli işlemler için mahkeme izni alması gerekir. Alacaklı, şirketin bu sınırlamalara uyup uymadığını da mühlet süresince takip edebilir; zira mühletin kaldırılması taleplerinin dayanağı çoğunlukla buradan doğar.
Sıradaki olası kararlar ne anlama gelir
Kesin mühlet sonrasında üç temel yol var. Birincisi, konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilip mahkemece tasdik edilmesi; bu durumda şirket, tasdik edilen ödeme planına göre borçlarını taksitler halinde öder. İkincisi, mühletin süresi dolmadan kaldırılması; bu genellikle projenin başarısız olacağının anlaşılması ya da borçlunun yükümlülüklerine uymaması halinde gündeme gelir ve doğrudan iflasa yol açabilir. Üçüncüsü, mühlet süresinin sonunda konkordato talebinin reddi; bu da alacaklıların eski haklarına geri dönmesi anlamına gelir.
Kayıtlardaki genel dağılım bu ihtimallerin hiçbirinin istisna olmadığını gösteriyor. İzlenen dosyalarda tasdik edilen konkordato sayısı 8, talebi reddedilenler 52, mühleti kaldırılanlar 45, iflasına karar verilenler ise 14. Bu rakamlar Sercan Group için bir öngörü oluşturmaz; yalnızca kesin mühlet aşamasından sonra hangi kapıların açık olduğunu gösteren bir çerçevedir.
Dosyanın bundan sonraki seyri, komiser raporlarının ve alacaklılar toplantısının kayıtlara ne zaman ve nasıl yansıyacağına bağlı. Alacaklı açısından en somut adım, alacağını süresi içinde bildirmiş olmak ve komiserin ilan ettiği süreçleri takip etmektir. Sonuç olarak, dosya şu an koruma altında ama nihai tabloya dair hiçbir kayıt henüz oluşmadı.