Dosya değerlendirmesi
Üçel Kokil Döküm Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato dosyası, kesin mühlet kararının ardından kapandı. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Esas 2026/429 sayılı dosyada 23.07.2026 tarihinde yayımlanan kesin mühlet kararından sonra 16.08.2026 tarihinde konkordato talebinin reddine karar verdi. İki ilan arasında yalnız 24 gün var; kayıtlardaki dosyaların ortancasıyla karşılaştırıldığında bu oldukça kısa bir aralık. Sürecin neden bu kadar hızlı sonuçlandığına dair kayıtlarda bir açıklama yok.
Kesin mühletten reddе: 24 günlük aralığın anlamı
Kesin mühlet, İcra ve İflas Kanunu'nun 289. maddesi çerçevesinde bir yıla kadar verilebilen ve altı ay uzatılabilen bir koruma dönemidir. Bu süre içinde borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur, rehinli malların satışı da askıya alınır. Ancak bu koruma kesin ve nihai değildir. Mahkeme, mühlet süresi içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağını gösteren bir tablo görürse, komiserin ya da alacaklıların başvurusu üzerine talebi reddedebilir ya da mühleti kaldırabilir. Üçel Kokil Döküm dosyasında yaşanan tam olarak bu: mühlet kararının üzerinden yalnız 24 gün geçmişken mahkeme, konkordato talebini reddetti. Bu, kanunun 292. maddesinde tanımlanan erken aşama ret hâllerinden birine işaret eder; ama dosyanın hangi gerekçeyle reddedildiği kayıtlarda yer almıyor.
Ret kararı sonrasında alacaklının konumu
Konkordato talebinin reddi, borçlu şirket için koruma kalkanının kalktığı anlamına gelir. Kesin mühlet süresince duran icra takipleri, ret kararının kesinleşmesiyle birlikte yeniden başlayabilir. Alacaklı sıfatıyla bu dosyayı takip eden biri için önemli olan, ret kararının kesinleşip kesinleşmediğini öğrenmektir. Karara karşı istinaf yolu açıktır; taraflar bu süreci işletirse kesinleşme gecikebilir. Alacaklı, kararın kesinleştiği andan itibaren durdurulmuş olan icra dosyasını yeniden harekete geçirebilir ya da henüz başlamamış bir takip varsa bunu başlatabilir.
Burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var: konkordato talebinin reddedilmesi, otomatik olarak iflas anlamına gelmez. Reddin iflasla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı, borçlunun iflasa tabi bir tacir olup olmadığına ve alacaklıların ayrıca iflas talebinde bulunup bulunmadığına bağlıdır. Alacaklı, ret kararının kesinleşmesinden sonra şirketin mal varlığını takip etmeli, gerekirse haciz taleplerini yenilemelidir. Konkordato sürecinde sunulmuş alacak bildirimleri, reddin ardından açılacak bir icra ya da iflas sürecinde yeniden değerlendirmeye alınabilir; bu nedenle alacaklının elindeki belgeleri saklaması ve talep tarihlerini not etmesi önemlidir.
Sıradaki olası adımlar
Ret kararı kesinleştiğinde alacaklı için iki ana yol açılır. Birincisi, bireysel icra takibiyle alacağı tahsil etmeye çalışmak. İkincisi, şirketin mali durumu borca batıklığa işaret ediyorsa iflas yoluna başvurmak. Kayıtlardaki genel sonuç dağılımına bakıldığında, konkordato talebi reddedilen dosya sayısı tasdik edilenlerden kayda değer ölçüde fazla; toplam izlenen dosyalarda 52 ret kararına karşılık sadece 8 tasdik var. Bu oran, ret kararının konkordato sürecinde sık görülen bir sonuç olduğunu gösteriyor. Ayrıca mühleti kaldırılan 45 dosya ve doğrudan iflasına hükmedilen 14 dosya da kayıtlı; bu da erken aşamada sürecin kesintiye uğramasının istisnai olmadığını ortaya koyuyor. Ama bu dağılım, Üçel Kokil Döküm'ün ileride hangi sonuca ulaşacağı hakkında hiçbir şey söylemez.
Bu noktada dosyayı takip eden alacaklılar için pratik olan, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Esas 2026/429 numaralı dosyasındaki gelişmeleri izlemek ve kararın kesinleşme tarihini teyit etmektir. Kesinleşme sonrası açılacak yeni bir icra ya da iflas dosyası, bu konkordato sürecinden bağımsız bir aşama olarak işleyecek. Şu an için kayıtlarda bu dosyaya dair başka bir ilan bulunmuyor.