Dosya değerlendirmesi
Plaskom Plastik İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato dosyasında süreç sonuçlanmış görünüyor. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/433 esas sayılı dosyada konkordato talebini reddetti. Karar 10 Ağustos 2026'da ilan edildi.
Bundan önce kayıtlarda tek bir aşama var: 10 Temmuz 2026'da Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen bir duruşma. Duruşma ile ret kararının ilanı arasında 31 gün geçti. Aynı geçişi yaşayan 14 dosyada bu süre ortanca 22 gün olarak kayıtlara geçmiş. Plaskom dosyası bu ortancanın üzerinde, yani emsallerine göre biraz daha uzun sürmüş bir geçiş yaşamış.
Ret kararının hukuki anlamı
Konkordato talebinin reddi, İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde geçici mühlet ya da kesin mühlet sürecinin sona erdiği anlamına gelir. Ret kararıyla birlikte, eğer daha önce bir mühlet kararı verilmişse, bu mühletin sağladığı bütün koruma kalkar. Takip yasağı sona erer, ihtiyati tedbirler kalkar, alacaklıların icra takibi başlatma ya da devam ettirme hakkı yeniden işler hale gelir. Şirket artık konkordato korumasından yararlanamaz.
Kanun, ret kararı verilmesi durumunda mahkemenin resen şirketin iflasına karar verip veremeyeceğini de düzenler. Şirket iflasa tabi bir borçluysa ve mahkeme, ekonomik durumunun bu şekilde devam etmesinin alacaklılar için ciddi zarara yol açacağını değerlendirirse, ret kararıyla birlikte ya da ayrı bir kararla iflasa hükmedebilir. Plaskom dosyasında bu tür bir iflas kararı kayıtlara henüz girmemiş. Kayıtlarda görünen tek karar, konkordato talebinin reddidir.
Alacaklı için işleyen haklar
Bu aşamada alacaklıysanız, önünüzdeki tablo net biçimde değişti. Konkordato sürecinde askıya alınmış ya da sınırlanmış icra takip hakkınız, ret kararıyla birlikte tekrar tam olarak kullanılabilir hale gelir. Daha önce başlatılmış bir takip varsa devam ettirilebilir; başlatılmamışsa yeni takip yapılabilir. Rehinli alacaklıların da rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurma hakkı yeniden açılır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ret kararının kesinleşme sürecidir. Kanun, konkordato talebinin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf yolunun açık olduğunu öngörür. Karar kesinleşmeden önce icra işlemlerinin bazı sonuçları farklılık gösterebilir. Alacaklının, kararın kesinleşip kesinleşmediğini takip etmesi, hangi icra yolunu ne zamandan itibaren kullanabileceğini belirlemesi açısından önemlidir. Ayrıca, konkordato sürecinde herhangi bir alacak bildirimi yapılmışsa, bu bildirimlerin ret kararı sonrasında icra takibinde ayrıca kullanılıp kullanılamayacağı da somut dosyanın seyrine bağlıdır.
Sıradaki olası gelişmeler
Ret kararından sonra iki yol açık kalır. Birincisi, şirketin borçlarını başka yollarla yapılandırması ya da alacaklılarla ayrı anlaşmalar yapmasıdır; bu durumda dosya kayıtlarda daha fazla ilan üretmeyebilir. İkincisi, alacaklılardan birinin veya mahkemenin resen başlattığı bir süreçle iflas talebinin gündeme gelmesidir. İzlenen dosyalardaki genel dağılım bu ihtimalin ne kadar sık gerçekleştiğine dair bir çerçeve sunuyor: konkordatosu tasdik edilen 8 şirkete karşılık, talebi reddedilen 52, mühleti kaldırılan 45 ve iflasına karar verilen 14 şirket kayıtlara geçmiş. Bu oranlar, ret kararının tek başına iflas anlamına gelmediğini, ama iflasın da sık görülen bir sonraki adım olabileceğini gösteriyor.
Plaskom dosyasında bundan sonra hangi kararın geleceği, yalnızca yeni bir ilanla anlaşılabilir. Şimdilik kayıtlarda görünen son işlem, konkordato talebinin reddidir.