Dosya değerlendirmesi
Merintaş İnşaat Matbaa ve Etiket Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin konkordato dosyası sonuçlandı. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/363 esas sayılı dosyada 03.08.2026 tarihinde yayımlanan ilanla konkordato talebini reddetti. Bundan önceki kayıt, 03.07.2026 tarihli bir duruşma ilanı; bu duruşma Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmüş. İki ilan arasında 31 gün var. Aynı geçişi yaşayan 14 dosyanın ortancası 22 gün olduğuna göre, Merintaş dosyasında duruşmadan ret kararına geçiş kayıtlardaki tipik seyre göre biraz daha uzun sürmüş.
Ret kararı ne anlama geliyor
Konkordato talebinin reddi, İcra ve İflas Kanunu'nun 289. maddesi çerçevesinde şirketin sunduğu projenin mahkemece yeterli bulunmadığı ya da kanunda öngörülen koşulların oluşmadığı anlamına gelir. Bu noktada önemli bir ayrım var: dosyada geçici veya kesin mühlet ilanı görünmüyor, doğrudan bir duruşma kaydından ret kararına geçilmiş. Bu, sürecin mühlet verilmeden, yani borçluya koruma sağlanmadan sonuçlandığını gösteriyor. Mühlet hiç tanınmadıysa alacaklılar için zaten işlemiş bir takip yasağı da yok; icra takipleri bu süreçte durmamış demektir.
Ret kararıyla birlikte konkordato süreci kapanır. Şirket için kanunda tanınan iyileşme fırsatı burada sona eriyor. Kararın kesinleşmesi ve şirketin borçlarını ödeyememe hali sürüyorsa, mahkeme resen ya da ilgili tarafların başvurusuyla iflas sürecini değerlendirebilir. Kayıtlarda bu dosya için iflas kararına dair bir ilan henüz yok; sadece ret kararı görünüyor.
Alacaklı bu noktada ne yapabilir
Ret kararı kesinleştiğinde alacaklı açısından yol yeniden açılır. Konkordato sürecinde askıya alınmış ya da sınırlanmış icra takipleri varsa, bunlar tekrar işletilebilir hale gelir. Alacaklının elinde kesinleşmiş bir alacağı varsa, doğrudan icra takibine başvurabilir ya da mevcut takibe devam edebilir. Kanun, konkordato reddedildiğinde alacaklıyı tekrar genel hükümlere, yani İcra ve İflas Kanunu'nun olağan takip yollarına döndürür.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ret kararına karşı istinaf yolu açık olduğu için kararın kesinleşme tarihidir. Şirket kararı istinafa taşırsa, kesinleşme gecikebilir. Alacaklı, kararın kesinleşip kesinleşmediğini takip etmeli; kesinleşmeden önce başlatılan işlemler farklı bir hukuki zeminde değerlendirilebilir. Alacaklının bu aşamada ayrıca bir alacak bildirim süresi işlemiyor; bildirim süreleri mühlet ilanıyla birlikte başlar, bu dosyada öyle bir ilan yok.
Alacaklı için asıl pratik soru, şirketin ödeme kapasitesinin ne olduğu. Ret kararı borcu ortadan kaldırmaz, sadece konkordato yoluyla yeniden yapılandırma ihtimalini kapatır. Alacaklı, icra takibiyle veya doğrudan iflas yoluyla haklarını arayabilir. Şirketin borç ödemede aczi devam ediyorsa, iflas talebi bu noktada bir seçenek olarak öne çıkar.
Kayıtlardaki genel tabloyla karşılaştırma
İzlenen dosyaların dağılımına bakıldığında, konkordatosu tasdik edilen şirket sayısı 8, konkordato talebi reddedilen 52, mühleti kaldırılan 45, iflasına karar verilen ise 14. Bu tablo, ret kararının kayıtlarda en sık görülen sonuç türü olduğunu gösteriyor. Merintaş dosyası da bu grupta yer alıyor. Ama bu dağılım, bu şirketin ilerideki adımları hakkında hiçbir şey söylemez; her dosyanın kendi seyri var.
Sıradaki olası adımlar
Buradan sonra iki yol öne çıkıyor. Şirket istinafa başvurabilir; bu durumda üst mahkemenin kararı bekleniyor demektir. İstinaf sonuçsuz kalırsa veya hiç başvurulmazsa, karar kesinleşir ve alacaklılar ya da şirketin kendisi iflas talebinde bulunabilir. Kayıtlarda şu an için bu iki ihtimalden hangisinin gerçekleştiğine dair bir ilan yok. Alacaklı açısından en güvenli yaklaşım, hem istinaf sürecini hem de olası bir iflas başvurusunu takip etmek olacaktır.