Dosya değerlendirmesi
Arv Group Kurumsal Hizmetler Anonim Şirketi'nin konkordato dosyasında kayıtlara geçen en güncel karar kesin mühlet. İlan 17.06.2026 tarihinde yayımlandı, dosya İstanbul'daki mahkemenin 2026/238 esas sırasında görülüyor. Uzatma ya da nihai sonuç yönünde henüz bir kayıt yok; bu, sürecin bittiği anlamına gelmiyor, sadece o aşamaların kayıtlara işlenmediği anlamına geliyor.
Kesin mühletin getirdiği hukuki çerçeve
Kesin mühlet kararıyla birlikte şirket artık geçici mühlet aşamasının ötesine geçmiş durumda. Kanun bu aşamada azami bir yıllık bir koruma süresi tanıyor; mahkeme bu süreyi altı ayı geçmemek üzere bir defaya mahsus uzatabilir. Yani Arv Group için kesin mühlet, ilan tarihinden başlayarak en fazla bir yıl sürebilir, uzatma kararı gelirse bu süre on sekiz aya kadar çıkabilir. Bu süre boyunca şirket aleyhine yeni icra takibi başlatılamıyor, mevcut takipler de durmuş halde kalıyor. İhtiyati tedbir niteliğindeki bu koruma, borçluya borçlarını yeniden yapılandırma planı hazırlaması için zaman veriyor. Aynı zamanda mahkeme bir konkordato komiseri atamış olmalı; komiser şirketin faaliyetlerini denetler, alacaklılar kurulunun toplanmasını organize eder ve süreç sonunda mahkemeye rapor sunar.
Kesin mühletle birlikte şirketin bazı işlemleri de komiserin onayına bağlanıyor. Önemli varlık satışları, kefalet verilmesi, taşınmaz ipoteği gibi işlemler artık serbestçe yapılamıyor; komiserin ve gerektiğinde mahkemenin izni gerekiyor. Bu kısıtlama, alacaklıların menfaatini koruma amacı taşıyor.
Alacaklıysanız bu aşamada ne değişir
Kesin mühlet ilan edildiğinde alacaklılar için en kritik adım alacaklarını bildirmektir. Kanun, alacaklıların alacaklarını komisere bildirmesi için bir süre öngörüyor; bu süre içinde bildirimde bulunmayan alacaklı, konkordato projesinde yer alamama riskiyle karşı karşıya kalır. Arv Group'a alacağı olan bir taraf, dosya numarasını takip ederek komiserin ilan ettiği bildirim süresini kaçırmamalı. Bildirim yapılmazsa alacak, tasdik edilecek konkordato projesinin dışında kalabilir ve bu durum sonradan telafisi zor bir kayba yol açabilir.
Ayrıca alacaklılar bu aşamada alacaklarına itiraz da edebiliyor; başka bir alacaklının bildirdiği alacağın varlığına veya miktarına itiraz etme hakkı var. Alacaklılar kurulu oluşturulmuşsa, bu kurul komiserle birlikte sürecin denetiminde rol alıyor ve alacaklıların sürece katılımını sağlıyor. Kesin mühlet süresince alacaklı, doğrudan icra yoluna başvuramaz; ancak komiserin hazırladığı rapor ve toplantılar üzerinden sürece dahil olabilir. Rehinli alacaklılar için durum kısmen farklıdır: rehinli malın kıymetini aşan kısım için takip durur, ancak rehnin kendisi üzerindeki bazı haklar sınırlı ölçüde korunur.
Sıradaki olası kararlar
Kesin mühlet süresi sonunda mahkemenin önünde birkaç yol var. Şirket sunduğu proje ile alacaklıların gerekli çoğunluğunu sağlarsa, mahkeme konkordatoyu tasdik edebilir. Tasdik kararı, borçlu ile alacaklılar arasında bağlayıcı bir anlaşma hükmü doğurur. Kayıtlara geçen genel dağılımda konkordatosu tasdik edilen şirket sayısı sekiz olarak görülüyor; bu, tasdikin süreç içinde nadir görülen ama mümkün bir sonuç olduğunu gösteriyor.
Mahkeme, şartlar yerine gelmezse konkordato talebini reddedebilir ya da süreç içinde mühleti kaldırabilir. Kayıtlarda talebi reddedilen elli iki, mühleti kaldırılan kırk beş şirket bulunuyor; bu iki sonuç birlikte değerlendirildiğinde izlenen dosyalar arasında en sık görülen akıbet bu yönde. Mühletin kaldırılması durumunda alacaklılar tekrar icra takibi başlatma hakkını kazanır. Bir başka olasılık ise doğrudan iflas kararıdır; kayıtlarda on dört şirket bu sonuçla karşılaşmış. İflas kararı çıkarsa, alacaklıların sırası ve tahsil biçimi iflas hükümlerine göre yeniden şekillenir.
Arv Group'un dosyası şu an bu ihtimallerin hepsine açık durumda. Alacaklı için önemli olan, hangi sonuç gelirse gelsin, kesin mühlet süresinde bildirim ve itiraz haklarını zamanında kullanmış olmaktır. Sürecin bundan sonraki adımı, mahkemenin kesin mühlet süresi dolmadan önce alacağı bir karar ya da bu süreyi uzatma kararı olacak.