Dosya değerlendirmesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen Organizers Plastik Metal Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi dosyasında süreç bir sonuca bağlandı. Esas 2025/443 sayılı dosyada 02.07.2026 tarihinde bir duruşma ilanı yayımlandı. Ardından 13.07.2026 tarihinde mühletin kaldırılması kararı kayda geçti. İki ilan arasında sadece 11 gün var. Aynı geçişi yaşayan sekiz dosyada bu süre ortanca 19 gün olarak ölçülmüş. Organizers dosyası bu ortancaya göre oldukça hızlı ilerlemiş; bu hız hakkında sebep yorumu yapmak mümkün değil, çünkü duruşmada nelerin görüşüldüğü ilan metninde yer almıyor.
Mühletin kaldırılması ne anlama gelir
Mühletin kaldırılması, konkordato sürecinin borçlu aleyhine sona ermesi demektir. İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a ve devamı maddelerine göre mahkeme, geçici veya kesin mühlet süresinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağına kanaat getirirse mühleti kaldırır. Bu kararla birlikte borçlunun mühlet döneminde sahip olduğu koruma sona erer. Takip yasağı kalkar, alacaklılar icra takibi başlatma ya da durdurulmuş takipleri sürdürme hakkını yeniden kazanır. İhtiyati tedbirler de kural olarak bu kararla birlikte etkisini yitirir.
Kanun, mühletin kaldırılması kararıyla birlikte mahkemenin re'sen borçlunun iflasına karar verebileceğini de öngörür; ancak bu, alacaklılardan birinin veya komiserin talebine bağlı olabilir. Organizers dosyasında 13.07.2026 tarihli ilan yalnızca mühletin kaldırıldığını gösteriyor. İflas kararı verilip verilmediğine dair ayrı bir ilan bu kayıtlarda görünmüyor.
Alacaklı bu tarihten sonra ne yapabilir
Mühletin kaldırılmasıyla alacaklı için asıl kısıtlama kalkmış olur. Konkordato mühleti süresince durdurulmuş ya da açılamamış icra takipleri, karardan sonra yeniden başlatılabilir. Rehinli alacaklılar için geçerli olan takip erteleme hükmü de sona erer. Alacaklı, elindeki ilamı veya sözleşmeyi dayanak yaparak doğrudan icra dairesine başvurabilir.
Burada önemli bir ayrım var: mühlet döneminde konkordato komiserine yapılan alacak bildirimleri, iflas açılırsa ayrı bir sıra cetveli sürecine dönüşür. Eğer mahkeme mühleti kaldırmakla birlikte iflasa da karar verirse, alacaklıların bu kez İİK'nın iflas hükümlerine göre alacaklarını iflas masasına bildirmesi gerekir. Bu bildirim için tanınan süre ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar ve kaçırılması alacağın sıra cetveline giremeden sonuçlanma riski taşır. Ancak Organizers dosyasında iflas kararına dair bir ilan bulunmadığından, alacaklıların şu an için icra takibi yolunu değerlendirmesi daha isabetli bir çerçeve sunuyor.
Alacaklı açısından pratik sonuç şu: mühlet kalktığı için beklemenin hukuki bir zorunluluğu kalmadı. Elde tedbir kararı ya da ödeme planına dayalı bir bekleme yükümlülüğü varsa, bunun da mühletle birlikte sona erdiği kabul edilir.
Sıradaki olası adımlar
Mühletin kaldırılmasından sonra dosyanın önünde iki temel yol var. Birincisi, hiçbir ek karar gelmeden dosyanın bu haliyle kapanması; bu durumda alacaklılar bireysel icra takibiyle alacaklarını tahsile çalışır. İkincisi, mahkemenin ayrıca iflasa hükmetmesi; bu halde dosya doğrudan toplu tasfiye sürecine döner ve İstanbul'daki iflas dairesi devreye girer.
Kayıtlardaki genel dağılım bu ayrımın önemini gösteriyor. İzlenen dosyalar arasında mühleti kaldırılan 45 şirketten bir kısmı ayrıca iflasa sürüklenmiş, konkordatosu tasdik edilen sadece 8 şirket bulunuyor. Reddedilen talep sayısı 52, iflasına karar verilen şirket sayısı 14 olarak görünüyor. Bu oranlar mühletin kaldırılmasının tek başına iflas anlamına gelmediğini, ama sık karşılaşılan bir sonraki adım olduğunu ortaya koyuyor. Organizers'ın bu dağılımın hangi tarafında kalacağına dair kayıtlarda bugün için bir bilgi yok.
Dosyanın takibi açısından bundan sonraki ilanlar belirleyici olacak. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Esas 2025/443 numarasıyla yeni bir karar yayımlaması halinde, sürecin iflasa mı yoksa başka bir sona mı ulaştığı netleşir.