Dosya değerlendirmesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/378 esas sayılı dosyasında Ataseven Madencilik İnşaat Limited Şirketi'ne ilişkin süreç, mühletin kaldırılmasıyla sonuçlandı. Resmî ilanlarda son iki kayıt bu tabloyu gösteriyor: 30 Haziran 2026'da bir duruşma ilanı yayımlandı, 29 Temmuz 2026'da ise mühletin kaldırılması kararı kayda geçti. Dosya artık konkordato koruması dışında.
29 günlük geçiş ve ortanca farkı
Duruşma ilanı ile mühletin kaldırılması ilanı arasında 29 gün var. Aynı geçişi yaşayan sekiz kayıtta bu süre ortanca olarak 19 gün. Ataseven dosyasında karar, benzer dosyalara göre daha uzun bir aralıkta ilana çıkmış. Bu farkın nedeni kayıtlarda yer almıyor; yalnız süre farkı somut bir veri.
Mühletin kaldırılması ne anlama gelir
Konkordato sürecinde mühlet, borçluya alacaklılarla anlaşma imkânı tanımak için verilir. Mahkeme bu korumayı kaldırdığında, İcra ve İflas Kanunu'nun 292 ve devamı maddeleri çerçevesinde geçerli olan takip yasağı da sona erer. Yani alacaklıların şirkete karşı icra takibi başlatmasını ya da durdurulmuş takipleri sürdürmesini engelleyen hukuki kalkan kalkmış oluyor. Mühlet süresince işlemeyen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de bu kararla birlikte yeniden işlemeye başlar.
Mühletin kaldırılması kararı tek başına iflas anlamına gelmez. Kanun, bu kararın ardından mahkemenin borçlunun iflasına resen karar verebileceğini öngörür; ancak bu, mühletin kaldırılmasıyla otomatik gerçekleşen bir sonuç değil, ayrı bir aşamadır. Ataseven dosyasında bu yönde ayrı bir ilan bulunmuyor.
Alacaklı için ne değişti
Mühlet kaldırıldığına göre, alacaklının elini bağlayan takip yasağı artık geçerli değil. Şirkete karşı alacağı olan taraflar, icra takibi başlatabilir ya da durdurulmuş dosyaları yeniden harekete geçirebilir. Konkordato sürecinde komisere bildirilmiş alacaklar için ayrıca yeni bir bildirim yapmaya gerek yok; ancak takip açma kararı alacaklının kendi başvurusuna bağlı. Mahkeme bu adımı kendiliğinden atmaz.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka nokta var: mühlet döneminde borçlu ile yapılmış olan ve konkordato projesi çerçevesinde öngörülen ödeme planları, mühlet kalktığında artık borçluyu bağlamaz. Alacaklı, önceki teklif edilen ödeme koşullarını değil, alacağının aslını talep etme hakkına geri döner. Bu, alacaklının hukuki konumunu güçlendiren ama otomatik tahsilat sağlamayan bir durumdur; takip yine alacaklının başvurusunu gerektirir.
Sıradaki olası adımlar
Kayıtlarda izlenen dosyaların dağılımına bakıldığında, mühleti kaldırılan 45 şirketten bir kısmı iflasla sonuçlanmış; toplam 14 iflas kararı, 8 tasdik ve 52 ret kararı kayıtlı. Bu oranlar, mühletin kaldırılmasının tek bir sonraki adıma zorunlu olarak bağlı olmadığını gösteriyor. Ataseven dosyasında bundan sonra hangi kararın geleceği, yeni bir ilan yayımlanmadan bilinemez.
Alacaklı açısından pratik sonuç şu: mühlet kalktıktan sonra iflas talebi ayrıca açılabilir, ya da alacaklılar kendi icra yollarını izleyebilir. Kanunda bu aşama için ayrı bir bildirim süresi öngörülmüyor; zamanaşımı süreleri yeniden işlediği için alacaklının kendi alacağına ilişkin süreleri takip etmesi önem taşıyor. Şirketin bu karardan sonra hangi yolu izleyeceği, ilerideki resmî ilanlarla ortaya çıkacak.