Dosya değerlendirmesi
Gerede 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/255 esas sayılı dosyasında İlamet Metal Nakliye Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi için mühletin kaldırılması kararı 26.06.2026 tarihinde ilan edildi. Kayıtlarda bu dosyaya ait tek karar bu. Şirketin konkordato sürecinde daha önce hangi kararların alındığı, geçici ya da kesin mühlet verilip verilmediği bu ilandan anlaşılmıyor. Elde olan tek bilgi, sürecin mühletin kaldırılmasıyla sonuçlandığı.
Mühlet kalkınca ne değişir
Mühlet, konkordato sürecinin kalbidir. Bu süre içinde borçlu takip ve haciz tehdidinden korunur, bazı sözleşmeler feshedilemez, borçlar için faiz işlemeye devam etse de icra baskısı durur. Mühletin kaldırılması bu korumanın sona ermesi anlamına gelir. İcra ve İflas Kanunu'nun 292 ve devamı maddeleri, mühlet süresinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun kanunda sayılan yükümlülüklere uymaması ya da alacaklıların menfaatinin ciddi şekilde tehlikeye girmesi hâlinde mahkemenin mühleti kaldırabileceğini düzenler. Karar komiserin raporu ve mahkemenin resen ya da ilgili tarafın talebiyle yapacağı değerlendirme üzerine verilir.
Mühletin kaldırılmasıyla birlikte borçlu şirket üzerindeki takip yasağı sona erer. Alacaklılar için bu, icra yoluna başvurma hakkının yeniden açılması demektir. Konkordato projesi bu noktada hukuken askıya alınmış olur; tasdike gitme ihtimali de fiilen ortadan kalkar.
Alacaklı bu noktada elini nasıl güçlendirir
Mühlet kalktığında alacaklının önündeki yol icra takibidir. Daha önce başlatılmış bir takip varsa, mühlet süresinde durdurulan işlemler yeniden hareket kazanır. Alacaklı, elindeki senet, fatura ya da sözleşmeye dayanarak icra dairesine başvurup haciz talep edebilir. Konkordato sürecinde alacağını komisere bildirmiş olan alacaklılar için bu bildirim, sonraki aşamada iflas talebinde bulunma ya da alacağın varlığını ispat etme bakımından önem taşır.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: mühletin kaldırılması otomatik olarak iflas sonucu doğurmaz. Şirket hâlâ borçlarını ödeyebilir, yeniden yapılandırabilir ya da alacaklılarla ayrı anlaşmalar yapabilir. Alacaklı, şirketin mali durumunu ve varlıklarını izlemeye devam etmeli; gerekirse iflas yoluna başvurma hakkını değerlendirmelidir. Kanun, konkordato talebinin reddi veya mühletin kaldırılması hâlinde, şartları oluşmuşsa mahkemenin borçlunun iflasına resen karar verebilmesine de izin verir. Bu, alacaklının ayrıca dava açmasına gerek kalmadan işleyebilecek bir mekanizmadır.
Sıradaki olası adımlar
Bu aşamadan sonra dosya için birkaç ihtimal var. Mahkeme, mühletin kaldırılmasıyla birlikte şirketin iflasına karar verebilir; bu durumda iflas idaresi kurulur ve tasfiye süreci başlar. Alternatif olarak, şirket hakkında resen iflas kararı verilmemişse, alacaklılar bireysel icra takiplerine devam eder ve şirket varlıkları üzerinde haciz işlemleri sırayla yürür. Bazı durumlarda borçlu, mühlet kalktıktan sonra alacaklılarla özel anlaşma yoluna gidebilir; bu, kanuni bir konkordato değildir ama fiilen borç yapılandırması anlamına gelebilir.
İzlenen dosyaların genel tablosuna bakıldığında, mühleti kaldırılan şirket sayısı tasdik edilen sayısından oldukça yüksek. Bu oran, mühletin kaldırılmasının konkordato sürecinde sık görülen bir sonuç olduğunu gösteriyor; iflas kararına giden dosya sayısı da bu tablo içinde ayrı bir kalem olarak yer alıyor. Ancak bu genel dağılım, İlamet Metal'in dosyasının hangi yöne evirileceği konusunda hiçbir şey söylemez. Şirketin bundan sonraki durumu, mahkemenin resen değerlendirmesine ya da alacaklıların atacağı adımlara bağlı olarak kayıtlara yeni ilanlarla yansıyacak.
Alacaklı için pratik sonuç şu: mühlet kalktığı andan itibaren icra hakkı yeniden işler hâle gelir. Bu hakkın kullanılıp kullanılmaması, alacaklının elindeki belgelerin niteliğine ve şirketin mevcut ödeme kapasitesine bağlıdır. Kanun burada alacaklıya beklemesini söylemez; tersine, mühletin sona ermesiyle birlikte alacaklının hareket alanı genişler.