Dosya değerlendirmesi
Tanfer Hastanesi Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi için İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesin mühlet kararı 24.06.2026 tarihinde ilan edildi. Kayıtlarda bu dosyayla ilgili başka bir aşama yok. Uzatma ya da nihai sonuç kararı henüz kayda geçmedi; bu, sürecin bittiği anlamına gelmiyor, sadece ilan aşamasında olmadığı anlamına geliyor.
Kesin mühletin hukuki ağırlığı
Kesin mühlet, geçici mühletten sonra mahkemenin şirketin konkordato projesini ciddiye aldığını gösteren bir karardır. Bu aşamada şirket aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları da uygulanamaz hâle gelir. Kanun, kesin mühleti asıl olarak bir yıl olarak öngörüyor; mahkeme bunu gerekçeli bir talep üzerine en fazla altı ay daha uzatabilir. Yani Tanfer Hastanesi için işleyen süre, en geç bir yıl sonunda ya tasdik kararıyla ya da mühletin kaldırılmasıyla sonuçlanmak zorunda.
Kesin mühlet süresince mahkeme bir konkordato komiseri atar ve alacaklılar kurulu oluşturulur. Şirketin önemli işlemleri komiser onayına bağlanır; bu, borçlunun mal varlığını elden çıkarmasını sınırlayan bir denetim mekanizmasıdır. Rehin ve hapis hakkı gibi bazı alacaklar bu koruma dışında kalabiliyor; onların takip hakları farklı işliyor.
Alacaklıysanız bu aşamada ne değişir
Kesin mühlet ilan edildiğinde alacaklıların önündeki en kritik iş, alacaklarını süresi içinde bildirmektir. Komiserin ilan ettiği süre içinde alacağını kaydettirmeyen alacaklı, konkordato projesi oylamasına ve dağıtıma dahil olma hakkını kaybedebilir. Bu yüzden Tanfer Hastanesi'ne alacağı olan biri için asıl mesele, dosyanın hangi tarihte sonuçlanacağı değil, alacak bildirim süresini kaçırmamaktır.
Ayrıca alacaklı, komiserin hazırladığı alacaklılar listesine itiraz edebilir; listeye kaydedilmeyen ya da hatalı gösterilen alacaklar için mahkemeye başvurma hakkı var. Konkordato projesi sunulduğunda ise alacaklılar kurulu ve genel toplantıda oy hakkı, kayıtlı alacak miktarına bağlı olarak belirleniyor. Takip yasağı bu dönemde işliyor olsa da, alacaklının hak arama süreleri durmuyor; sadece icra yoluyla tahsil geçici olarak engelleniyor.
Sıradaki karar tasdik mi, mühletin kaldırılması mı
Kesin mühlet sonunda mahkemenin önünde iki temel yol var. Birincisi, sunulan proje alacaklıların gerekli çoğunluğunca kabul edilirse ve kanuni şartlar tamam ise mahkeme tasdik kararı verir; bu, konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği andır. İkincisi, proje kabul görmez, şirket mühlet şartlarını yerine getiremez ya da komiser olumsuz rapor sunarsa mahkeme mühleti kaldırır. Mühletin kaldırılması kararı çoğu zaman iflas talebiyle birlikte değerlendirilir; şirketin türüne göre doğrudan iflasına karar verilebilir.
İzlenen dosyalar arasındaki genel tablo bu ayrımın ne kadar keskin olduğunu gösteriyor: tasdik edilen dosya sayısı 8 iken, mühleti kaldırılan dosya sayısı 45'e, iflasına karar verilenler ise 14'e çıkıyor. Talebi doğrudan reddedilen 52 dosya ise farklı bir aşamaya, kesin mühlet öncesine ait. Bu rakamlar Tanfer Hastanesi'nin dosyasının nasıl sonuçlanacağına dair hiçbir işaret taşımıyor; sadece kesin mühlet sürecinin genelde hangi yönlere evrildiğini gösteriyor.
Bu noktada alacaklı için pratik olan şey, mahkemenin ilan takvimini takip etmek. Tasdik duruşması ilan edilirse, alacaklı projeye itiraz etme ya da tasdike karşı temyiz yoluna başvurma hakkını kullanabilir. Mühletin kaldırılması ilan edilirse, alacaklının takip hakkı yeniden doğar ve icra dosyaları canlanır. Her iki ihtimalde de karar İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin aynı dosya numarası üzerinden ilan edilecek; bugün elde olan tek veri, sürecin kesin mühlet aşamasında olduğu.