Dosya değerlendirmesi
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde Esas 2025/1481 sayıyla görülen dosyada Ak Koza Makine Elektrik İnşaat Taahhüt Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ilişkin bir ilan, 3 Eylül 2026'da yayımlandı. İlan türü kayıtlarda "Diğer" olarak geçiyor; yani mühlet kararı, tasdik ya da ret gibi net bir aşama başlığı taşımıyor. Bu da dosyanın bugün hangi noktada durduğunu tek bir ilandan kesin biçimde okumayı zorlaştırıyor.
Buna rağmen dosyanın konkordato sürecinin bir parçası olarak Ticaret Mahkemesi önünde bulunduğu açık. İcra ve İflas Kanunu'nun 286 ve devamı maddeleri, bir şirketin konkordato talebiyle mahkemeye başvurmasından itibaren işleyecek sürecin çerçevesini çiziyor. Mahkeme talebi uygun bulursa önce geçici mühlet veriyor; bu süre azami dört ay, gerekirse iki ay daha uzatılabiliyor. Geçici mühlet içinde bir komiser görevlendiriliyor ve şirketin mal varlığı üzerindeki tasarrufu kısıtlanıyor. Geçici mühletin ardından şartlar oluşmuşsa kesin mühlet geliyor; bu da bir yıl, azami bir yıl daha uzatılabiliyor.
Takip yasağının kapsamı ve alacaklının konumu
Mühlet kararı verildiği andan itibaren şirket aleyhine icra takibi başlatılamıyor, başlamış takipler duruyor. Rehinli alacaklar için satış işlemleri de durur, yalnız muhafaza tedbirleri alınabilir. Bu, alacaklının elini bağlayan değil, süreci düzenli bir çerçeveye sokan bir tedbir. Alacaklı bu aşamada alacağını icra yoluyla tahsil edemez; ama hakkı ortadan kalkmaz.
Burada alacaklı için asıl kritik adım, alacağını komisere bildirmek. Kanun, alacaklıların alacaklarını ilan edilen süre içinde komisere yazılı bildirmesini öngörüyor; bildirmeyen alacaklı, konkordato projesi oylamasına ve sonraki alacaklılar toplantısına dahil edilmiyor. Alacağını zamanında bildirmeyen kişi hakkını tümüyle kaybetmiyor ama sürecin içindeki söz hakkını kaybediyor. Bu nedenle ilan takibi yapan her alacaklının, kendi alacağına ilişkin belgeleri hazır tutup komiserin belirlediği süre içinde başvurması gerekiyor.
Alacaklı ayrıca mahkemenin ilan ettiği alacaklılar toplantısına katılarak konkordato projesi hakkında görüş bildirebilir, gerekirse itiraz edebilir. Proje oylamaya sunulduğunda belirli çoğunluk şartları aranıyor; alacaklı sayısının ve alacak tutarının belli oranlarda kabulü gerekiyor. Bu oylamaya katılmayan ya da alacağını bildirmeyen kişi, sonuçtan etkilenmeye devam ediyor ama sürecin şekillenmesinde pay sahibi olamıyor.
Mühlet sonrası: tasdik, ret ya da kaldırma
Mühlet süresi doluştan sonra mahkeme birkaç yoldan birine gidiyor. Şirket sunduğu projeyle borçlarını yeniden yapılandırmayı başarabiliyorsa mahkeme konkordatoyu tasdik ediyor; bu durumda alacaklılar tasdik edilen şartlarla bağlanıyor. Proje yeterli çoğunluğu sağlayamaz ya da mahkeme şirketin mali durumunun iyileşme ihtimali taşımadığına kanaat getirirse, talep reddediliyor. Süreç içinde şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği ya da kötü niyetli davrandığı tespit edilirse mühlet kaldırılabiliyor. Her iki durumda da, şartları oluşmuşsa mahkeme resen iflasa karar verebiliyor.
Bu tür dosyaların genel seyrine bakıldığında tasdikle sonuçlanan dosya sayısı, ret ya da mühletin kaldırılmasıyla sonuçlanan dosya sayısının epey altında kalıyor. İflasla noktalanan dosyalar da azımsanmayacak bir grup oluşturuyor. Bu, konkordato sürecinin her başvuruda otomatik bir kurtuluş yolu olmadığını, mahkemenin projeyi ciddi bir denetimden geçirdiğini gösteriyor. Ak Koza dosyasının hangi sonuca varacağı, bugünkü kayıtlarda henüz görünmüyor.
Alacaklı açısından pratik sonuç şu: takip başlatma hakkı şu an askıda, ama alacak bildirimi ve toplantı süreçleri işliyor. Mahkemenin ilerideki kararı -tasdik, ret ya da mühletin kaldırılması- doğrudan alacaklının tahsilat yolunu belirleyecek. Ret ya da mühletin kaldırılması durumunda alacaklı yeniden icra takibine başvurabilir hale gelir; iflas kararı çıkarsa alacak, iflas masasına kaydedilerek sıra cetveline göre paylaşıma girer.