Dosya değerlendirmesi
Gülsoy Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato dosyasında kayıtlara son giren karar mühletin kaldırılması. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/508 esasına kayıtlı bu karar 24.08.2026 tarihinde ilan edildi. Dosyada bulunan tek kayıt bu; öncesine dair başka bir ilan bulunmuyor.
Mühletin kaldırılması ne anlama gelir
Mühletin kaldırılması, şirkete tanınan koruma süresinin mahkemece sona erdirilmesi demektir. İcra ve İflas Kanunu'nun 292 ve devamı maddelerine göre mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşamayacağı kanaatine varırsa, komiserin ya da alacaklıların talebi üzerine mühleti kaldırabilir. Bu karar geçici ya da kesin mühlet döneminde verilebilir; dosyada hangi mühlet türünün kaldırıldığına dair ayrı bir ilan yok, yalnızca kaldırma kararı kayıtlarda görünüyor. Mühlet kaldırılınca borçlu şirket için işleyen icra takibi yasağı sona erer. Alacaklılar, durdurulmuş takiplerine kaldığı yerden devam edebilir, yeni takip başlatabilir.
Bu noktada kanun, mahkemeye iki yoldan birini açık tutar. Mahkeme mühleti kaldırırken re'sen şirketin iflasına karar verebilir, ya da bu kararı alacaklıların ayrı bir talebine bırakabilir. Kayıtlarda iflas kararına dair bir ilan bulunmadığı için, bu dosyada hangi yolun izlendiğini söylemek mümkün değil.
Alacaklı bu noktada neyle karşılaşır
Mühletin kaldırılmasıyla birlikte konkordato projesi kendiliğinden hükümsüz kalır. Şirketin sunmuş olabileceği ödeme planı artık alacaklıyı bağlamaz. Alacaklı, konkordato sürecinde durdurulmuş olan icra takibini yeniden başlatma ya da devam ettirme hakkına yeniden kavuşur. Rehin ile temin edilmiş alacaklar için de aynı durum geçerlidir; mühlet süresince ertelenmiş satış işlemleri tekrar mümkün hale gelir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus şu: mühletin kaldırılması tek başına iflas anlamına gelmez. Şirket hâlâ faaliyetine devam edebilir, borçlarını ferden ödeyebilir ya da yeni bir yapılandırma arayışına girebilir. Alacaklı için pratik sonuç, elindeki icra dosyasını takip etmek ve şirketin mal varlığında haciz işlemlerini talep edebilecek konuma geri dönmüş olmaktır. Alacaklı, alacağını hâlâ tahsil edememişse, kendi icra takibini başlatmak ya da iflas yoluyla takip talebinde bulunmak seçenekleri arasında kanunen serbesttir.
Ayrıca konkordato sürecinde komisere bildirilmiş alacaklar için tutulan kayıtlar, sonraki bir iflas sürecinde de referans oluşturabilir. Alacaklının bu aşamada alacağını gösteren belgeleri elinde tutması, ileride açılacak bir iflas masasına kaydolma ihtimaline karşı önem taşır.
Sıradaki olası adımlar
Mühletin kaldırılmasından sonra dosyanın önünde birkaç yol var. Şirket hakkında ayrıca iflas kararı verilebilir; bu durumda iflas idaresi kurulur ve tasfiye süreci başlar. Alternatif olarak, hiçbir alacaklı ya da mahkeme iflas talebinde bulunmazsa, şirket adi borçlu statüsünde faaliyetine devam edebilir ve alacaklılar bireysel icra yoluyla alacaklarını takip eder.
Kayıtlardaki genel dağılım şunu gösteriyor: izlenen dosyalarda konkordatosu tasdik edilen 7 şirkete karşılık, mühleti kaldırılan 45 şirket var. Talebi reddedilen 50, iflasına karar verilen ise 14 şirket. Bu rakamlar, mühletin kaldırılmasının konkordato sürecinde nihai değil ara bir sonuç olduğunu gösteriyor; iflas kararı ayrı ve sonraki bir aşamadır. Gülsoy Tekstil dosyasında bu sonraki adımın hangi yönde ilerlediğine dair kayıtlarda henüz bir ilan bulunmuyor.
Alacaklı açısından bu bekleyiş dönemi pasif geçirilmemeli. Şirketin mal varlığında değer kaybı yaşanabileceği düşünülürse, icra takibine devam etmek ya da haciz taleplerini yenilemek kanunen açık bir yol. Dosyanın hangi mahkemede sürdüğü belli: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/508 esas. Yeni bir ilan çıkana kadar dosyanın bir sonraki aşaması kayıtlara yansımayacak.