Dosya değerlendirmesi
Delta Yenileme Merkezi ve Bilişim Teknolojileri Anonim Şirketi'nin konkordato dosyası İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2026/814 esas numarasıyla görüldü. Kayıtlara göre 16 Ağustos 2026'da bir duruşma ilanı yayımlandı. Ardından 31 Ağustos 2026'da mahkeme konkordato talebinin reddine karar verdi. Dosya bu haliyle artık kapanmış bir aşamada duruyor: ret kararıyla.
İki ilan arasındaki 15 günlük aralık
Duruşma ilanı ile ret kararının yayımı arasında 15 gün geçti. Aynı geçişi yaşayan on dosyada bu süre ortanca olarak 22 gün olarak kayıtlara geçmiş. Delta dosyasında bu aralık daha kısa sürdü. Bunun mahkemenin dosyayı nasıl değerlendirdiğiyle ilgili bir açıklaması yok; yalnızca ilan tarihleri arasındaki farkı gösteriyor.
Ret kararının hukuki karşılığı
Konkordato talebinin reddi, borçlunun geçici ya da kesin mühlet döneminde faydalandığı bütün korumaların sona ermesi anlamına gelir. İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde ret kararıyla birlikte borçlu aleyhine yürütülen takipler üzerindeki durma hâli kalkar. Alacaklılar, ret kararının kesinleşmesinin ardından şirket aleyhine icra takibi başlatma ya da devam eden takipleri sürdürme hakkını yeniden kazanır. Bu, konkordatonun tasdik edilmesinden farklı bir tablodur; tasdik hâlinde borçlar mahkemece onaylanan proje çerçevesinde yeniden yapılandırılırken, ret durumunda böyle bir çerçeve oluşmaz.
Ret kararı kendiliğinden iflas anlamına gelmez. Ancak İcra ve İflas Kanunu, konkordato talebinin reddi hâlinde, şartları oluşmuşsa mahkemenin borçlunun iflasına resen karar verebileceğini de düzenler. Bu, borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve reddin belirli gerekçelere dayanması durumunda gündeme gelir. Delta dosyasında böyle bir iflas kararının kayıtlara geçip geçmediği bu aşamada net değil; kayıtlarda görünen tek karar ret kararı.
Alacaklı için işleyen haklar
Ret kararının kesinleşmesiyle birlikte alacaklının önündeki en somut adım, durdurulmuş ya da başlatılamamış icra takibini yeniden harekete geçirmektir. Konkordato sürecinde takip başlatamayan ya da devam ettiremeyen alacaklılar, bu aşamadan sonra genel hükümlere göre haciz ve diğer icra işlemlerini talep edebilir. Kararın kesinleşme tarihi burada önemlidir; itiraz ya da istinaf yoluna başvurulup başvurulmadığı, alacaklının ne zaman harekete geçebileceğini belirler.
Alacaklının bir diğer hakkı, kararın gerekçesini ve dosyanın genel akışını mahkeme kaleminden takip etmektir. Ret kararı sonrasında borçlu şirket yeniden bir konkordato talebinde bulunabilir ya da alacaklılardan biri iflas talebiyle mahkemeye başvurabilir. Alacaklı açısından bu noktada beklenen pasif bir süreç değil, aktif bir takip sürecidir. Kesinleşen ret kararının ardından zamanaşımı ve takip süreleri yeniden işlemeye başlar; bu nedenle alacaklının kendi alacağına ilişkin süreleri kaçırmaması önem taşır.
Sıradaki olası kararlar
Bu aşamadan sonra dosyada iki temel ihtimal bulunuyor. Birincisi, alacaklılardan birinin ya da borçlunun kendisinin iflas talebinde bulunması ve mahkemenin bu talebi değerlendirmesi. İkincisi, hiçbir taraf iflas talebinde bulunmazsa, alacaklıların bireysel icra takipleriyle alacaklarını tahsil etmeye çalışması. Kayıtlardaki genel dağılıma bakıldığında, konkordato talebi reddedilen dosyaların bir kısmı iflasla sonuçlanırken, bir kısmı da bu aşamada kalıyor. İzlenen dosyalarda tasdik edilen 7, reddedilen 50, mühleti kaldırılan 45, iflasına karar verilen 14 şirket bulunuyor. Bu dağılım, ret kararının tek başına iflas anlamına gelmediğini, ama bazı dosyalarda iflasla sonuçlanabildiğini gösteriyor. Delta dosyasının bu iki yoldan hangisini izleyeceği kayıtlarda henüz görünmüyor.
Sonuç olarak, dosyada şu an için netleşen tek şey, konkordato talebinin reddedildiği. Alacaklılar açısından bundan sonraki adım, kararın kesinleşme durumunu takip etmek ve kendi alacaklarına ilişkin icra haklarını buna göre kullanmaktır.