Dosya değerlendirmesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/1144 esas sayılı dosyada Pınar Tesisat Mekanik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato mühletini kaldırdı. Karar, 16.08.2026 tarihinde ilan edildi. Kayıtlarda bundan önce yalnız bir aşama görünüyor: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/236 esas sayılı dosyasında verdiği mühlet uzatma kararı, 17.06.2026'da yayımlanmıştı. İki ilan arasında 60 gün var. Aynı geçişi yaşayan sekiz dosyada ortanca süre de 60 gün; bu bakımdan dosya, benzerlerine göre ne hızlı ne yavaş, tam ortancada ilerlemiş.
Mühletin kaldırılması ne anlama gelir
Mühletin kaldırılması, konkordato sürecinin borçlu lehine sona erdiği anlamına gelir. Geçici ya da kesin mühlet süresince işleyen icra takibi yasağı, bu kararla birlikte ortadan kalkar. Alacaklıların takip başlatma ve haciz talep etme hakkı yeniden doğar. Mühlet süresince durmuş olan icra takipleri kaldığı yerden devam edebilir. Kanun, mühletin kaldırılması sebeplerini borçlunun kötüniyetli davranışları, malvarlığını eksiltmesi ya da konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kalmaması olarak sayar. Hangi sebebin bu dosyada etkili olduğu ilanlarda yer almıyor.
Mühletin uzatılmasından iki ay sonra gelen bu karar, sürecin borçlu açısından tıkandığını gösteriyor. Kesin mühlet azami bir yıl, buna ek olarak altı ay daha uzatılabilir. Uzatma kararının ardından mühletin kaldırılması, bu ek sürenin sonuna gelinmeden de mümkündür; kanun, komiser raporları ve alacaklı itirazları üzerine mahkemeye her aşamada bu yetkiyi tanır.
Alacaklı için işleyen haklar
Mühlet kaldırıldığında alacaklı açısından ilk pratik sonuç, takip yasağının kalkmasıdır. Alacaklı, daha önce durdurulmuş takibini yeniden başlatabilir ya da yeni bir icra takibi açabilir. Konkordato sürecinde alacağını komisere bildirmiş olan alacaklılar için bu bildirim, sonraki iflas ya da tasfiye sürecinde de referans oluşturur; ayrıca bir işlem yapmaları gerekmez.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, mühletin kaldırılması kararının tek başına iflas anlamına gelmediğidir. Şirket, sermaye şirketi statüsündeyse ve mühlet konkordato talebiyle birlikte açılmışsa, mahkeme mühleti kaldırırken re'sen iflasa karar verebilir; ancak bu, ayrı bir değerlendirme gerektirir. Alacaklı, dosyanın hangi esas numarasıyla hangi mahkemede kayıtlı olduğunu takip ederek, açılacak yeni bir icra takibinde ya da olası bir iflas davasında bu bilgiyi kullanabilir. Alacaklının önündeki en somut adım, kaldırma kararının kesinleşip kesinleşmediğini izlemek ve buna göre takip başlatmaktır.
Sıradaki olası kararlar
Mühletin kaldırılmasından sonra dosya birkaç yönde ilerleyebilir. Şirket kendi iflasını isteyebilir ya da alacaklılardan biri iflas talebinde bulunabilir. Mahkeme, şartlar oluşmuşsa doğrudan iflasa karar verebilir. Bir başka ihtimal, şirketin borçlarını başka biçimde yapılandırarak sürecin dışında yola devam etmesidir; bu durumda yeni bir konkordato ilanı beklenmez, çünkü mühlet artık geçerli değildir.
Kayıtlardaki genel dağılım, mühleti kaldırılan dosyaların sıklıkla iflasla sonuçlandığını gösteriyor: izlenen dosyalarda 58 şirketin mühleti kaldırılmış, 45 şirket hakkında iflas kararı verilmiş. Bu iki sayı aynı şirketlere ait olmak zorunda değil, ancak mühletin kaldırılmasının konkordatoda genellikle bir dönüm noktası olduğunu gösteriyor. Tasdik edilen 30, reddedilen 61 dosyayla karşılaştırıldığında, mühlet kaldırma kararının konkordatonun başarısızlıkla sonuçlanan kollarından biri olduğu görülüyor. Pınar Tesisat'ın dosyasında bundan sonra hangi kararın geleceği, yalnız yeni ilanlarla anlaşılabilir.