Dosya değerlendirmesi
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Esas 2025/1874 sayılı dosyasında Tuğ Demir Çelik İnşaat ve Malzemeleri Teknoloji Ticaret Anonim Şirketi için kesin mühlet kararı 18.06.2026'da ilan edildi. Bundan 28 gün sonra, 16.07.2026'da aynı mahkemeden bir ilan daha yayımlandı; bu ilan kayıtlarda "Diğer" başlığıyla geçiyor. Dosyada uzatma ya da sonuca dair bir kayıt şu an bulunmuyor. Bu, sürecin bittiği anlamına gelmiyor; yalnızca henüz ilan edilmiş bir karar olmadığı anlamına geliyor.
Kesin mühletin getirdiği hukuki tablo
Kesin mühlet kararıyla birlikte şirket aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur. İhtiyati haciz uygulanamaz. Kanun bu mühleti azami bir yıl olarak öngörüyor; gerekirse mahkeme bu süreyi altı ay uzatabiliyor. Yani Tuğ Demir Çelik için mühletin nihai sınırı, 18.06.2026'dan itibaren en fazla bir yıl altı ay olabilir. Şirketin bu süre boyunca mahkemenin atadığı komiserin gözetiminde faaliyetini sürdürmesi, kanunun öngördüğü çerçeve. Rehinli alacaklıların takip hakkı kısmen korunuyor ama bu takipler üzerinden muhafaza tedbirleri alınamıyor; satış işlemleri de mühlet süresince durur.
16.07.2026 tarihli ilanın içeriği kayıtlarda ayrıntılı belirtilmemiş. Kesin mühlet sürecinde mahkemenin verebileceği ara kararlar arasında komiser değişikliği, alacaklılar kurulu kararları ya da geçici tedbirlere ilişkin düzenlemeler bulunabiliyor. Bu ilanın hangisine karşılık geldiği kayıtlardan anlaşılmıyor.
Alacaklı bu tarihte neyle karşı karşıya
Kesin mühlet ilan edildiğinde alacaklılar için asıl mekanizma alacak bildirimidir. Komisere yazılı bildirimde bulunmayan alacaklı, konkordato projesi oylamasına ve sonraki dağıtıma dahil olamaz. Kanun bu bildirim için kesin bir takvim öngörmüyor; komiserin ilan ettiği süre içinde yapılması gerekiyor. Tuğ Demir Çelik'in alacaklısıysanız, bildirim süresinin kaçırılması hakkın tümden kaybı anlamına gelebilir; bu yüzden ilan metinlerini ve komiser bildirimlerini takip etmek önemli.
Alacaklının ikinci hakkı, konkordato projesine itiraz ya da mühletin kaldırılmasını talep etmektir. Borçlunun malvarlığını kaçırdığına, alacaklıları zarara uğrattığına ya da konkordatonun başarı ihtimalinin kalmadığına dair somut bulgu varsa, alacaklılar bu yönde mahkemeye başvurabiliyor. Bu talep kabul edilirse mühlet kaldırılır ve dosya doğrudan iflas sürecine dönebiliyor. Kayıtlardaki genel dağılımda mühleti kaldırılan dosya sayısı 45 ile en yüksek grup; bu sayı sürecin ne kadar sık kesintiye uğradığını gösteriyor, ama Tuğ Demir Çelik'in bu yönde ilerleyeceğine dair kayıtlarda hiçbir işaret yok.
Alacaklılar kurulu oluşturulmuşsa, kurul üyeleri komiserin faaliyetlerini denetleme ve düzenli rapor alma hakkına sahip. Kurulda yer almayan alacaklı için asıl güvence, dosyanın kamuya açık ilanlarını takip etmek ve bildirim süresini geçirmemek.
Sıradaki olası kararlar
Bu aşamadan sonra dosyanın önünde üç temel yol var. Birincisi, mühletin sonunda konkordato projesinin tasdiki; bu, alacaklıların onayladığı ödeme planının mahkeme kararıyla bağlayıcı hale gelmesi demek. Kayıtlarda tasdik edilen dosya sayısı 8 ile en düşük grup. İkincisi, talebin ya da projenin reddi; kayıtlarda bu grup 52 dosyayla en büyük pay. Üçüncüsü, mühletin kaldırılması ve doğrudan iflas kararı; bu dosyalarda alacaklı sayısı 14.
Bu dağılım, sürecin çoğunlukla tasdikle sonuçlanmadığını gösteriyor. Ama bu genel bir eğilim; Tuğ Demir Çelik'in dosyası hangi yöne gideceği bugün itibarıyla kayıtlarda belirsiz. Uzatma kararı gelirse mühlet altı aya kadar uzayabilir, bu da alacaklı için bildirim ve itiraz sürecinin daha uzun bir zaman dilimine yayılması anlamına gelir. Şimdilik takip edilmesi gereken tek somut veri, mahkemenin ve komiserin yayımlayacağı yeni ilanlar.